MAMOGRAFİK VE SONOGRAFİK BI-RADS KATEGORİLERİ-IV (SONOGRAFİK BI-RADS)-Hazırlık aşamasında


































ULTRASONOGRAFİK BI-RADS KATEGORİLERİ:

Kategori 0: Tamam değil. Son karardan önce ek inceleme gereklidir.







Kategori 1. Negatif. Hiç bir lezyon bulunmadı (rutin izlem).





Kategori 2. Benign bulgular. Malign özellikler yok. Örneğin kist. (yaşa göre rutin izlem, klinik yaklaşım)





Kategori 3. Büyük olasılıkla benign. Kansere benzemiyor, örneğin fıbroadenom (başlangıçta kısa aralıklarla izlem)






Kategori 4. Şüpheli bulgular. Kanser olasılığı düşük-orta, biyopsi düşünülmelidir.




Üssteki resim: İnvaziv duktal karsinom tanısı alan hastanın kitlesi çok sertti. Alttaki resimde biyopsi sırasında kitlenin sert olması nedeniyle iğnenin ucu kitle içinde büküldü.



Kategori 5. Büyük olasılıkla malign. Kanser olasılığı kesine yakın, uygun yaklaşım yapılmalıdır.





Kategori 6. Bilinen kanser.


MAMOGRAFİK VE SONOGRAFİK BI-RADS KATEGORİLERİ-I
MAMOGRAFİK VE SONOGRAFİK BI-RADS KATEGORİLERİ-II
MAMOGRAFİK VE SONOGRAFİK BI-RADS KATEGORİLERİ-III
MAMOGRAFİK VE SONOGRAFİK BI-RADS KATEGORİLERİ-IV

KAYNAKLAR:
1. Solid meme kitlelerinin değerlendirilmesinde Doppler Ultrasonografinin etkinliğinin araştırılması.Dr. Ümmihan Topal. Radyodiagnostik AD. Uzmanlık Tezi. Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi. Tez Danışmanı Doç. Dr. Ahmet YEŞİLDAĞ, 2008.
2. Stavros AT. Breast Ultrasound, Philadelphia, USA, Lippincott Williams, Wilkins, 2004.
3. Oğuz M, Aksungur E. H, Bıçakçı Y.K, Çeliktaş M, Ultrasonografi, Birinci Baskı. Adana, Nobel Tıp Kitabevi, 3-21, 1997.
4. Zwıebel WJ, Pellerito JS. Intraduction To Vascüler Ultrasonography. Mihmanlı İ (Çeved). Vasküler Ultrasona Giriş, Birinci Baskı. İstanbul, Medikal Yayıncılık, 20-131, 2006.5. Türk Radyoloji Derneği, Temel Radyoloji Fiziği, Birinci Baskı. İzmir, İnan Basım, 181-
191, 2005.
6. Tuncel E, Klinik Radyoloji, İkinci Baskı. Bursa, Nobel-Güneş Yayınevi, 83-87, 2002.
7. Moore KL, Persanal TVN.. Yıdırım M, Okar İ, Dalçık H, (Çev ed) Klinik Yönleri İle İnsan Embriyolojisi, Türkçe Birinci Baskı. İstanbul, Nobel Tıp Kitabevi, 520-522, 2002 8. Junqueira LC. Carneiro J, Kelley RO, Basic Histology. Aytekin Y, (Çev ed). Temel Histoloji, İstanbul, Barış Kitabevi, 444-447, 1998.
9. Sayek İ, Temel Cerrahi, İkinci Baskı. Ankara, Güneş Kitabevi, 835-892, 1996.
10. Kumar V, Cotran RS, Robbins SL. Basic Pathology. Çevikbaş U (Çev ed) . Temel Patoloji. İkinci Baskı. İstanbul, Nobel ve Yüce, 641-641, 1995.
11. Üstün EE. Mamografi Atlası. İzmir, Güven-Nobel Tıp Kitabevleri. 3-105, 2000.
12. Öğünç G, Erdoğan O, Çubuk M. Dev juvenil fibrodenomda Meme dokusunun korunmasında eksizyon öncesi MRG'nin yeri. Türk Tanısal ve Girişimsel Radyoloji Dergisi. 7: 122-124, 2001.
13. Tükel S. Dijital mamografi. Tanısal ve Girişimsel Radyoloji, 8:222-227, 2002.
14. Gilles R, Guinebretiere JM, Lucidarme O et al. Nonpalpable breast tumors:diagnosis
with contrast-enhanced subtraction dynamic MR imaging. Radiology. 191:625-631,
1994.
15. Karahan Ö.İ, Tuluş A, Kula M, Coskun A, Cangöz Ö, Yılmaz Z. Palpabl lezyonların benign ve malign ayrımında kontrastlı dinamik MRG ve Tc99m tetrofosmin planar sintimammografinin etkinliğinin karşılaştırılması. Tanısal ve Girişimsel Radyoloji 7:170-
176, 2001.
Devamını Oku

AKCİĞER KİTLELERİNDE PERKÜTAN BİYOPSİ











  • Akciğer kitlelerinde biyopsi kitle boyutuna ve yerleşim yerine göre, genellikle BT eşliğinde
    ince iğne aspirasyon biyopsisi veya trucat (kor) biyopsi şeklinde yapılmaktadır.

    BT eşliğinde AC biyopsisinin avantajları
    1. Özellikle mediastinal lezyonları floroskopi ve ultrasondan daha kolay gösterir.
    2. Küçük, kötü sınırlı ve apikal lezyonlar floroskopide kolay görülmezler.
    3. BT'nin perkütan biyopside doğruluk oranı %83 ile %100 arasında değişmektedir.

    İŞLEM ÖNCESİ HAZIRLIK
    1. Girişimsel radyoloji konsültasyonu
    -->Hastanın varsa filmleri değerlendirilir. Lezyonun vasküleritesi, büyük vasküler yapılara yakınlığı , çapı gibi özellikleri değerlendirilir.
    -->Kitleye uygun güvenli iğne giriş yerinin olup olmadığı değerlendirilir.
    -->Uygun giriş yeri varsa hastadan kanama parametreleri istenir (APTT, INR, trombosit sayısı).

    2.Kanama parametrelerinin normal olması durumunda
    --> Randevu tarihi belirlenir ve belirlenen tarihte hastanın yatışı yapılır.
    - ->Hastaların biyopsi öncesinde 1 hafta süre ile aspirin ve benzeri kan sulandırıcı ilaçları kesmeleri söylenir.
    -->Hastanın işlemin yapılacağı gün yaklaşık 6 saatlik aç olması gerekmektedir.
    -->İşlemde genellikle 20-22G iğne kullanılır.

    İĞNE SEÇİMİ
    1. Aspirasyon iğnesi;
    * İnce duvarlı 20-22 G kalınlıkta sitolojik aspirasyon için kulanılır. Bu özellikte
    en sık chiba iğnesi kullanılır. Bu ince iğneler biyopsi sırasında normal organ (özellikle bağırsak), vasküler yapılardan geçilmesinin kaçınızmaz olduğu durumlarda kullanılışlıdır.
    *Diagnostik değeri %90'nın üzerinde rapor edilmiştir.
    *Multple giriş gerektiren durumlarda flexible olması ve kolay bükülebilmesi gibi avantajları
    vardır.
    2. Kesici iğneler
    *Genellikle histolojik analiz için kullanılır.
    *Kalınlıkları 18-20-22 G'dir.
    *Bu iğnelere en tipik örnek trucat iğnesidir. Bu iğne 14 G kalınlığına kadar olabilmektedir.
    3. Otomatik iğneler


    GİRİŞİMSEL RADYOLOJİK İŞLEMLER HASTA BİLGiLENDİRME VE RIZA FORMU

    Perkütan Biopsi---Akciğer
    1. İğne giriş yolunda kanama
    2. Enfeksiyon
    3. Akciğer kollapsı (sönmesi)– drenaj kateteri yerleştirilmesi gerektiren
    4. Hemotoraks - dreanaj kateteri yerleştirilmesi gerektiren
    5. Damar hasarı – cerrahi onarım gerektiren

    -------------
    Hasta imzası


    BİYOPSİ İŞLEMİ
    1. Hastaya uygun pozisyon verilmelidir.
    2. İşlem sırasında damar bronş, ve bülden muhtemel komplikasyonları milimalize etmek açısından kaçınılmalıdır.
    *Örneğin; anterior parasternal yaklaşımda sternumun hemen kenarından ya da en az 2,5 cm uzağından girilmelidir. Bu durumda ınternal mammarial damarlarda hemorojik yaralanmadan uzaklaşılmış olur.
    3. Lokalizasyon amaçlı kesitler alındıktan sonra BT cihazının biyopsi protokolü ya da konvansionel yöntem olan lokalize edici iğneler kullanılarak giriş yeri belirlenir.
    4. Giriş yeri belirlendikten sonra lokal anestezi yapılır.
    5. Giriş yerinin uygunluğundan şüphe ediliyorsa lokal anestezi iğnesi yerinde bırakılıp iğnenin arkası intraket kapağı ile kapatıldıktan sonra tekrar kesit alınır.
    6. İğnenin açısı ve doğrultusuna göre gerekli ölçümlerde yapılarak 11 numara bistüri ile küçük bir kesi yapıldıktan sonra biiyopsi iğnesi kitleye ilerletilir.
    7. Uygun lokalizasyonda olunduğu düşünüldüğünde ince iğne ise İİAB yapılır, trucat iğne kullanılıyorsa ateşleme yapılır.
    8. Uygun lokalizasyonda emin olunmadığında tekrar kontrol kesitler alınır ve ardından iğnenin doğrultusu atış mesafesi gözden geçirildikten sonra ateşleme yapılır.
    9. Alınan numune (İİAB: Yayma, trucat biyopsi : numune formollü kaba konur) patolojiye gönderilir.
    10. Furasinli spanç ile giriş yeri hava almayacak şekilde flaster ya da batafiks ile kaapatılmalıdır.
    11. Muhtemel bir pnomotoraks ın tanısı yada ekartasyonu açısından kontrol toraks BT çekilmelidir.

    Akciğer biyopsisinde pnömotoraks gelişme riski vardır. Pnömotoraks,
    toraks tüpü ve su altı drenajı kullanılarak tedavi edilir.

    İŞLEM SONRASI YAPILMASI GEREKENLER

    1. Mutlak yatak istirahati 4-6 saat
    2. İşlemden 2 saat kadar sonra yemek yenmemesi
    3. Tansiyon arterial, nabız takibi (ilk 1 saat 15 dakikada bir, sonraki bir saat de yarım saatde bir , sonraki saatlerde saatde bir)
    4. Göğüs ağrısı olursa kontrol akciğer grafisinin çekilmesi önerilir

    Bu vakada patolojik tanı indiferansiye karsinom olarak kondu.


    KAYNAKLAR
    1. Computed Body Tomography with MRI Correlation. joseph K. T. Lee . Stuart S. Sagel. Robert
    J. Stanley. Jay P. Heiken 2006.
    2. Haaga Jr. techniques for CT-guided biopsies producers ,3rd ed. st. Louis: Mosby year book,1994
    3. Johnsrude İS,silverman JF, weaver MD, et al. rapid cytology to decreas pneumothorax incidence
    after percutaneus biopsy AJR Am J Roentgenol 1985; 144:793-794. 4.www.turkrad.org.tr
Devamını Oku

RADYASYON GÜVENLİĞİ



Tanımlar ve Terimler

Radyasyon, dalga, parçacık veya foton olarak adlandırılan enerji paketleri ile yayılan enerjidir.

Radyasyon, daima doğada var olan ve birlikte yaşadığımız bir olgudur.
Radyo ve televizyon iletişimini olanaklı kılan radyodalgaları
Tıpta , endüstride kullanılan x-ışınları;
Güneş ışınları günlük hayatımızda alışkın olduğumuz radyasyon çeşitleridir.



Doğal radyasyonun bir kısmını uzaydan gelen kozmik ışınlar oluşturur.
Yerkabuğunun içindeki tüm maddeler radyonüklid içermektedir. Yeryüzündeki radyonüklidlerin yaydığı gama ışınları nedeniyle tüm vücut radyasyona maruz kalır. Yapı malzemeleri taş ve topraktan üretildikleri için düşük oranda radyoaktivite içerebilirler. Böylece insanlar bina dışında olduğu gibi bina içinde de radyasyona maruz kalırlar. Alınan radyasyon dozu bölgenin taşına, toprağına ve yapı malzemesine bağlıdır.

Radon: Renksiz, kokusuz, tatsız, 86 atom numarası ile periyodik cetvelin soy gazlar sınıfında yer alan Radon, kaya, toprak ve sudaki doğal uranyumun radyoaktif bozunması sonucunda oluşur. Bütün doğal malzemelerde bulunabilir.

Bu yüzden radon, tüm yüzey kaya ve toprak parçalarından ve yapı malzemelerinden ortama salınır.

Genelde insanlar zamanlarının hemen hemen %90'ını kapalı mekanlarda geçirdikleri için radona maruz kalmaları önemli bir problem olarak ortaya çıkmaktadır. Binalardaki radon kaynağının büyük bir kısmı, binanın temelindeki toprak ve kayalardır.

Radonun büyük kısmı, binalara, altındaki toprak ya da kayalardan girer. Radon ve diğer gazlar, toprak boyunca yükselir, binanın altında hapsolur. Hapsolan bu gazlar, basınç oluşturur. Binanın altındaki bu yüksek basınç nedeniyle gazlar yerden ve duvarlardan, daha çok çatlak ve boşluklardan, bina içlerine sızarlar.






Binalarda Radon Girişleri
1. Zemindeki çatlaklar 2. Yapı bağlantı noktaları 3. Duvar çatlakları 4. Asma kat boşlukları 5. Tesisat boru boşlukları 6. Duvar arası boşlukları 7. İçme suyu










İyonize radyasyon: atomdan elektron koparmak için yeterli enerjiye sahip olan radyasyondur.

Radyasyon, madde üzerinde meydana getirdiği etkilere göre;
iyonlaştırıcı radyasyon (X-ışınları, gama ışınları, alfa, beta radyasyonları, kozmik ışınlar, nötronlar)
iyonlaştırıcı olmayan radyasyon (ultraviyole, kızılötesi, radyo dalgaları, mikrodalgalar) şeklinde sınıflandırılır.




Baz istasyonları, cep telefonları, mikrodalga fırınları, yüksek gerilim hatları, radarlar iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı değildir.



Kararsız durumdaki atomların, fazla enerjilerini radyasyon yayarak gidermeleri olayına radyoaktif parçalanma denir.


Parçacık radyasyonu;
Belli bir kütle ve enerjiye sahip çok hızlı hareket eden minik parçacıkları ifade eder.
Bunlar hızla giden mermilere benzerler, ancak gözle görülemeyecek kadar küçüktürler.
Alfa parçacıkları, iki proton ve iki nötrondan oluşmuş bir helyum çekirdeğidir. Alfa parçacıkları, çok küçük bir madde kalınlığı ile, örneğin bir kağıt parçası ile durdurulabilir. Alfa parçacıklarının erişme uzaklıkları kısadır dış radyasyon tehlikeleri yoktur. Alfa yayan maddeler sindirim, solunum veya yaralar yoluyla vücuda girerlerse tehlike oluştururlar.

Beta Parçacıkları, pozitif veya negatif yüklü elektronlardır.
Çekirdekteki enerji proton fazlalığından kaynaklanıyorsa, + yüklü betalar (Pozitron) yayılır.Çekirdekteki enerji nötron fazlalığından
kaynaklanıyorsa- yüklü betalar (Negatron) yayılır








Dalga tipi radyasyon;
Belli bir enerjiye sahip ancak kütlesiz radyasyon çeşididir.

Bütün dalga tipi radyasyonlar ışık hızıyla (3x108 m/saniye) hareket ederler.

X ve gamma ışınları dalga şeklinde olup, çok giricidirler.

X ışınları atomun elektron uzayından kaynaklanır, gamma ışınları ise atomun çekirdeğinden kaynaklanır.


Gamma ışınları, X ışınlarından daha yüksek enerjilidirler.




Nötronlar, kütleleri yaklaşık olarak protonunkine eşit ve elektrik yükleri olmayan parçacıklardır.




RADYASYONUN BİYOLOJİK ETKİLERİ

Radyasyonun insan sağlığı üzerinde yaratabileceği etkiler uzun zamandır bilinmektedir.Bu etkilerin bazıları, radyasyon yanıkları, kanser ve gelecek nesillerdeki genetik bozukluklardır. Hatta, çok büyü miktarlarda radyasyon dozuna maruz kalınması halinde ani ölümlere ile rastlamak mümkündür.
Deterministik (erken) etki: belli eşik doz üzeerinde
Stokastik (geç) etki: belli eşik doz yok.






Radyasyon dozu: hedef kütle tarafından, belli bir sürede, soğurulan veya alınan radyasyon miktarıdır.









Radyasyon görevlisi (Radyasyon personeli) : Uluslararası Radyasyondan Korunma Komitesi(ICRP) ‘ye göre bizzat radyasyon ile çalışan görevlilerin almasına müsaade edilen yıllık doz sınırının 3/10’dan fazlasını alma olasılığı bulunan kişiler doz izlemine tabi tutulmakta bu seviyenin altındaki dozlara maruz kalma olasılığındaki bireyler ise izlem kapsamına dahil edilmeyerek radyasyon personeli olarak sayılmamaktadır.

Böyle bir kontrole ve doz izlemine tabi tutulmayanların alabilecekleri yıllık radyasyon dozu, görevliler için belirlenen dozun 1/10’i ile sınırlandırılmıştır.

Tüm vücut için kabul edilen bu güvenli radyasyon sınırı radyasyonla çalışan personel için 50 mSv/yıl (5 rem/yıl), diğer bireyler içi ise 5 mSv/yıl (0.5 rem/yıl)’dır.

Radyasyon ile çalışan personelin tüm iş yaşamı boyunca maruz kalabileceği maksimum radyasyon dozu ise: D=(N-18)rem veya D=50(N-18) mSv
Radyasyon Alanları
Radyasyon alanları 23999 sayılı Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği 15. maddesine göre şu şekilde sınıflandırılmaktadır.

1. Denetimli Alanlar(Controlled Area)
Radyasyon görevlilerinin giriş ve çıkışlarının özel denetime, çalışmalarının radyasyon korunması bakımından özel kurallara bağlı olduğu ve görevi gereği radyasyon ile çalışan kişilerin ardışık beş yılın ortalama yıllık doz sınırlarının (20mSv) 3/10’undan fazla (yaklaşık 6 mSv/yıl) radyasyon dozuna maruz kalabilecekleri alanlardır.




Denetimli alanların girişlerinde ve bu alanlarda aşağıda belirtilen radyasyon uyarı levhaları bulunması zorunludur:
1. Radyasyon alanı olduğunu gösteren temel radyasyon simgeleri
2. Radyasyona maruz kalma tehlikesinin büyüklüğünü ve özelliklerini anlaşılabilir şekilde göstermek üzere gerekli bilgi, simge ve renkleri taşıyan işaretler;
3. Denetimli alanlar içinde radyasyon ve bulaşma tehlikesi bulunan bölgelerde geçirilecek sürenin sınırlandırılması ile koruyucu giysi ve araçlar kullanılması gerekliliğini gösteren uyarı işaretleri.


2. Gözetimli Alanlar(Supervised Area)
Radyasyon görevlileri için yıllık doz sınırlarının 1/20’sinin (1mSv/yıl) aşılma olasılığı olup, 3/10’unun aşılması beklenmeyen, kişisel doz ölçümünü gerektirmeyen fakat çevresel radyasyonun izlenmesini gerektiren alanlardır.


Nükleer tıp biriminde hasta bekleme odaları, koridor, tuvaletler, personel odları, P-32 gibi yalnız beta yayıcı radyonüklitler uygulanan hastaların yattıkları odalar






KURŞUN PARAVAN
KURŞUN ÖNLÜK

TİROİD KALKANI
GÖZLÜK
KURŞUN ELDİVEN






***Doz sınırlaması ve izin verilen doz sınırları
Bireylerin normal ışınlamaları, izin verilen tüm ışınlamaların neden olduğu ilgili organ yada dokudaki eşdeğer doz ile etkin doz değerleri Radyasyon Güvenliği Yönergesi’nin 10 ve 12. maddesinde aşağıda belirtilen yıllık doz sınırlarını aşmamalıdır.

Radyasyon Güvenliği Yönergesi Madde 10

Yıllık doz sınırları sağlığa zarar vermeyecek şekilde uluslar arası standartlara uygun olarak, Kurum tarafından radyasyon görevlileri ve toplum üyesi kişiler için ayrı ayrı belirlenmiştir. Yıllık toplam doz aynı yıl içindeki dış ışınlama ve iç ışınlamadan alınan dozların toplamıdır. Kişilerin, denetim altındaki kaynaklar ve uygulamalardan dolayı bu sınırların üzerinde radyasyon dozuna maruz kalmalarına izin verilemez ve bu sınırlara tıbbi ışınlamalar ve doğal radyasyon nedeniyle maruz kalınacak dozlar dahil edilemez.

a. Radyasyon görevlileri için etkin doz herhagi bir yılda 50 mSv’i, ardışık beş yılın ortalaması ise 20 mSv’i geçemez. El ayak veya deri için yıllık eşdeğer doz sınırı 500 mSv, göz merceği için 150 mSv’dir.
b. Toplum üyesi kişiler için etkin doz herhangi bir yılda 5 mSv’i, ardışık beş yılın artalaması ise 1 mSv’i geçemez. El, ayak veya deri için yıllık eşdeğer doz sınırı 50 mSv, göz merceği için 15 mSv’dir.



c. 18 yaşından küçükler Tüzüğün 6ncı maddesine göre radyasyon uygulaması işinde çalıştırılamazlar. Bu yönetmeliğin 15inci maddesinin (b) bendinde belirtilen alanlarda, eğitim amaçlı olmak koşuluyla, eğitimleri radyasyon kaynaklarının kullanılmasını gerektiren 16-18 yaş arasındaki stajyerler ve öğrenciler için etkin doz, herhangi bir yılda 6 mSv’i geçemez. Ancak el, ayak ve deri için yıllık eşdeğer doz sınırı 150 mSv, göz merceği için 50 mSv’dir.


Radyasyon Güvenliği Yönergesi Madde 12

Çocuk doğurma çağındaki radyasyon görevlilerinin maruz kaldıkları radyasyon dozunun mümkün olduğu kadar düşük düzeyde tutulması için gerekli önlemlerin alınması zorunludur. hamileliği belirlenmiş olan radyasyon görevlileri ancak gözetimli alanlarda çalıştırılır.
Fetusu korumak amacıyla, hamile radyasyon görevlisinin batın yüzeyi için hamilelik boyunca ilave eşdeğer doz sınırı 1 mSv’dir.

Nükleer tıp hastaların taburcu edilebilecekleri en yüksek radyoaktivite düzeyleri 31. Maddede belirtilmiştir.

Radyasyon Güvenliği Yönergesi Madde 31

l-131 radyoaktif maddesi verilen hastalar vücuttaki radyoaktivite miktarının 400 MBq’e düşmesi halinde taburcu edilir. Taburcu edilen hastaya diğer kişilerle temasları ve radyasyon korunması ile ilgili alınacak önlemlerle ilgili yazılı talimat verilir. 100 MBq’in altındaki radyoaktivite ile taburcu edilen hastalar için özel önlem alınması gerekmez.



Kaynak : Resmi Gazete
Tarih/Sayı : 24.03.2000/23999
Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği


internal (vücut içi) radyasyon dozunun kontrolü

Radyonüklidlerin vücut içine alındığı 4 ana giriş vardır.
İnhalasyon (soluma ile)
Ağız yolu
Absorbsiyon (emilim ile)
Enjeksiyon

Özellikle açık radyoaktif kaynak kullanılan Nükleer Tıp laboratuarı başta olmak üzere; tek kullanımlık eldiven, radyasyon alanında yemek yenmesi ve sigara içilmesi engellenmelidir. Sadece radyoaktif ortamda kullanılmak üzere önlük ve ayakkabı tahsis edilmeli, izolasyonlu çöp kutuları ayrılmalıdır.






Kontaminasyon ölçümü ve dekontaminasyon

Açık radyoaktif kaynak kullanılan birimlerde, personelin rutin kontaminasyon (bulaşma) kontrolü yapılmalıdır. Bulaşma şüphesi varlığında “alan monitörü” ya da “Geiger-Müller cihazı” ile radyasyon taraması yapılmalı, kontamine alan işaretlenerek uygun dekontaminasyon metotları uygulanmalıdır.



*** Personel Ölçüm ve İzlem

Rutin eğitim, araştırma, bilimsel çalışmalarda kullanılacak radyoaktif madde kullanım yeri ve şekli radyasyon güvenliği açısından uygun olmalıdır.
Daha önce ve halen zehirli, kimyasal, biyolojik maddeler veya diğer tehlikeli koşullara maruz kalarak çalıştırılan kişiler radyasyona maruz kalmayı gerektirecek görevlerde çalıştırılmamalıdır.
Radyasyonlu alanlarda yapılan işin niteliğine uygun giysi ve donanım (kurşun önlük, gonad koruyucu, kurşun paravan, tiroid koruyucu vb) kullanımı sağlanmalı ve denetlenmelidir.
İşe alınacak radyasyon görevlilerinin sağlık durumlarının yapacağı işe uygun olup olmadığı hakkında sağlık raporu alınmalı ve çalıştıkları süre içinde, yılda en az bir kez tıbbi muayeneleri ile hematolojik ve göz kontrolleri yaptırılarak takip edilmeli, kayıtları tutulmalıdır. Sonuçları yılda 1 kez komiteye sunularak değerlendirilmelidir.
İyonlaştırıcı radyasyon kaynakları kullanılan ve bulundurulan bölümlerde çalışanların radyasyon ölçümleri için uygun cihazların (TLD, cep, film dozimetri) kullanılmasını sağlanmalı ve denetlenmelidir.
Radyasyonlu alanlarda çalışan personelin denetimli alanlarda çalışırken kullanmak zorunda olduğu film ve/veya kalem dozimetreleri komite temsilcileri tarafından kontrolü yapılarak kaydı tutularak sonuçları komitede değerlendirilmelidir. Radyasyona maruz kalan ya da öngörülen sınırın üzerinde doz alan personel için durum değerlendirmesinin yapılarak ilgili bölüme tavsiyelerde bulunulmalıdır.

Tehlike Durumu ve Olağandışı Durumlar

Nükleer Tıp (Kaynak: ( www.taek.gov.tr), Nükleer Tıp Tehlike Durum Planı)

Tehlike ve acil durum nedenleri:

Yangın, deprem, patlama ve benzeri acil durumlar,
Siparişi verilen radyoaktif maddenin zamanında merkeze ulaşmaması,
Kullanılan radyoaktif maddenin çalışma alanı dışında bulaşmaya sebep olacak şekilde dökülüp saçılması,
Kullanılan radyoaktif maddenin çalışanların vücuduna bulaşması,
Radyoaktif maddenin çalınması veya kaybolması,
Hastalara yanlış radyofarmasötik veya yanlış doz uygulanması,
Radyo iyot tedavisi görmüş hastalara acil müdahale gerekmesi veya ölmesi durumu,
TAEK tarafından tehlike durumu veya olağandışı durumlar olarak değerlendirilir.

Tehlike durumu ve olağandışı durumlarda izlenecek yöntemler:

Yangın, Deprem, Patlama Gibi Acil Durumlar

Kurtarma işlemini yapacak olan teknik personel, radyoaktif maddelerin bulunduğu alanlar ve acil durumlarda radyasyonun sebep olabileceği tehlikeler hakkında bilgilendirilir ve uyulması gereken hususlar belirlenir. Bu gibi acil durumlarda, derhal hastane yönetimi haberdar edilerek gerekli önlemler alınır. Radyoaktif maddeler koruyucu kapların içinde taşınır. Ancak, ortamda doğal düzeyin üzerinde radyasyon bulunması halinde bile kurtarma ve ilkyardım işlemleri hiçbir şekilde engellenmez.

*** Sipariş Edilen Radyoaktif Maddenin Gelmemesi

Sipariş edilmiş olan radyoaktif madde, belirtilen zamanda veya kabul edilebilir bir zaman geçmiş olmasına rağmen gelmemişse: önce hastanedeki tüm olasılıklar kontrol edilir, sonra firma aranarak siparişin gelmediği bildirilir, böylece firma radyoaktif maddenin izini takip ederek, nerede olduğunu bulabilir. Bulunamadığı takdirde TAEK’e haber verilir.

Az Miktarda Radyoaktif Madde Dökülmesi (Minör Kontaminasyon)

(Çalışma esnasında az miktarda radyoaktif maddenin saçılması ve dökülmesi)
Dökülen sıvının üzerine hemen emici bez veya kağıt konularak yayılması önlenir, çevresi işaretlenir ve üzerinden geçişler engellenir.
Temizlik esnasında mutlaka eldiven giyilir ve bulaşmış malzemelerin ve ıslak kağıtların içine konulabileceği, plastik bir torba bulundurulur.
Dökülen maddenin üzerine konulmuş olan bez veya kağıt alınır ve bir havlu ile bulaşma alanı dıştan içe doğru olmak üzere kurulanır.
Alan iyice kurulandıktan sonra temizleme malzemeleri (dekontaminasyon ilaçları) ile ıslatılmış kağıt havlu ile silinir.
Havlunu radyoaktivitesinin uygun ölçüm cihazı kullanılarak kontrol edilir. Ortam sayımının iki katını geçen sayımlar, bulaşma olduğunun göstergesidir. Bulaşma bulunuyorsa, kağıt havlularla temizlemeye devam edilir. Yumuşak bir temizleyici sıvı kullanılabilir ancak aşındırıcı temizleyicilerden sakınmalıdır. Temizlik sonunda silme testi tekrarlanır.
Temizleme ve silme testi, silme işlemi yapılan havludaki radyasyon düzeyi, ortam sayımının iki katından daha küçük bir değere ulaşıncaya kadar devam ettirilir.
Radyasyon Korunması görevlisi durumdan haberdar edilir.

Fazla Miktarda Radyoaktif Madde Dökülmesi (Majör Kontaminasyon)

(Radyoaktif madde şişesinin kırılması, dökülmesi, hastanın idrarını kaçırması, kusması durumu vb)
Odadaki herkes kapıya gider, ayakkabılar ayaklar kullanılarak çıkarılır ve kapı dışına çıplak ayakla çıkılır. Şayet dökülen maddeye değmişse eldivenler ve koruyucu giysiler çıkarılır ve bulaşma olasılığı olan diğer eşyalarla bir arada bırakılır. Kapı kapatılır.
Yardım çağrılır, şayet duyan olmazsa, ancak yalnız bir kişi radyasyon korunması
görevlisini çağırmak ve bir uygun ölçüm cihazı bulacak birisini bulabilmek için bir yere kadar yürüyebilir.
3. Uygun ölçüm cihazı kullanılarak, odada bulunan herkesin el ve ayaklarına özellikle dikkat edilerek, bütün vücutlar ölçülür.
Bulaşmış giysiler hemen çıkarılır ve büyük plastik torbalara veya başka uygun kapların içine konularak radyoaktif atık işlemi uygulanır.
Eğer cilt radyoaktif madde ile bulaşmış ise, yumuşak bir sabun ve bol su ile yıkanır, sert fırça ve tahriş edici sabun kullanılmaz. Yıkandıktan sonra tekrar uygun bir ölçüm cihazı ile vücut ölçümü yapılır. Ortam sayımın üzerinde olmayan değerler alınıncaya kadar yıkama ve ölçme işlemi tekrarlanmalı veya üç kez yıkandıktan sonra ölçüm değerleri değişmiyorsa yıkanmaya son verilmelidir. Mümkün olursa yıkanmalar arasında nemlendirici losyon kullanılmalıdır.


Genel vücut bulaşmalarında, tüm vücut ölçülür ve yüksek bulaşma bölgeleri işaretlenir. Bulaşmamış tüylü bölgelerin bulaşmamasına ve vücut açıklıklarına dikkat edilerek hızlıca duşa girilir, bol su ve sabun ile yıkandıktan sonra tekrar ölçüm alınır.
Radyoaktif madde göze sıçramış ise, bol su ile ve serum fizyolojik ile durulanır ve durulama suyu ölçülür. Temizlik sağlandıktan sonra göz tahrişi için önlem alınır.
Saçlarda bulaşma varsa, yumuşak bir deterjanla en iyi şekilde temizlenir. Saçları yıkarken sabunlu suyun gözlere, kulaklara veya ağza girmemesine özen gösterilmelidir. Tıraş yapılmamalıdır.
Olay mutlaka kayda geçirilmeli ve tekrarlanmaması veya yaygınlaşmaması için alınması gerekli ilave önlemler belirlenmelidir.
Temizleme işlemi başarılamıyorsa TAEK’e haber verilmelidir.

***Radyoaktif Maddenin Çalınması Veya Kaybolması

Radyoaktif maddenin bulunabilmesi için araştırma başlatılmalı ve TAEK’e haber verilmelidir.
Aranan radyoaktif madde bulunduğunda, taşıma kabının hasar görüp görmediği incelenmeli ve orijinal aktivitenin bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir. (Yarılanma süresi göz önünde tutulmalıdır) Kabın zarar görmüş olması ve aktivite miktarının azalmış olması durumunda TAEK’e haber verilmelidir.

***Yanlış Radyofarmasötik Veya Yanlış Doz Uygulanması

Yanlış hastaya radyofarmasötik verilmesi, hastaya yanlış dozda radyofarmasötik verilmesi, hastaya yanlış radyofarmasötik verilmesi veya radyofarmasötiğin yanlış yöntemle uygulanması gibi durumlarda hastanın en az zararı görmesi için gerekli müdahale yapılmalı ve bu durumların kayıtları tutulmalıdır.tedavi uygulamalarında uygulanması gereken dozun %10’undan fazlasının, teşhis uygulamalarında ise uygulanması gereken dozun %50’den fazlasının uygulanması yanlış doz verilmiş olduğunu gösterir.

****Radyo İyot Tedavisi Görmüş Hastalara Acil Müdahale Gerekmesi Ve Ölmesi Durumu

I-131 tedavisi gören hastanın vücudunda yüksek aktivite bulunduğu esnada, acil tıbbi müdahale gerektiği durumlarda müdahaleyi yapacak olan personel radyasyondan korunmak ve kontaminasyonu önlemek için alınacak önlemler hakkında bilgilendirilmeli ve gerekli korunma giysileri kullanılmalı ve müdahale esnasında çalışma alanında çevresel radyasyon ölçümleri alınmalıdır. Hastanın ölümü halinde hastanın vücudundaki aktivite müsaade edilen sınır düzeyine düşünceye kadar bekletildikten sonra defin işlemleri yapılmalı ve hasta yakınları radyasyondan korunmak için alınacak önlemler hakkında bilgilendirilmelidir. Otopsi yapılması gereken durumlarda vücuttaki aktivite otopsi yapacak olan kişileri etkilemeyecek düzeye düşünceye kadar beklenmelidir.

Tehlike Durumu Ve Olağandışı Durumlarda Tutulacak Kayıtlar:

SDÜ Araştırma ve Uygulama Hastanesinde herhangi bir tehlike durumuyla karşılaşıldığında olayı açıklayan bir rapor tutulmalıdır. Bu raporda tehlike durumunun sebepleri, tehlike durumuna sebep olan radyoaktif maddenin cinsi, aktivitesi, bulaşma şekli, etkilenen kişi sayısı,kişilerin almış oldukları dozlar, bulaşıklığın giderilmesi için alınan önlemler, vb bilgiler bulunmalı ve kayıtlar istendiğinde TAEK’e verilmelidir.
Kaynak: (http://www.taek.gov.tr/), Nükleer Tıp Tehlike Durum Planı




Radyoloji

Kaza Ve Tehlike Durumunda Yapılması Gerekenler

1. Radyasyon ile tanı amaçlı uygulamalarda dozun rehber düzeyin belirgin şekilde üzerine çıkması veya cihaz arızası, kaza, hata gibi nedenlerle hastanın beklenenden fazla doz alması durumunda;
a) Hasta dozu belirlenir,
b) Durum hakkında TAEK bilgilendirilir,
c) Durum hastaya, radyasyon korunması sorumlusuna ve ilgili doktoruna bildirilir,
d) Önlemler ve hastanın durumuna göre yapılması gerekenler belirlenerek, uygulanması sağlanır.
e) Tekrarlanmaması için önlemler alınır.


2. Tehlike durumu veya kaza durumlarında Radyasyon Güvenliği Komitesinin hazırladığı “Tehlike Durumu Planı” uygulamaya konulur.
3. Tehlike veya kaza halinde alınması gerekli önlemler derhal yerine getirilir ve durum en hızlı haberleşme aracı ile TAEK’e bildirilir.
4. Tehlike durumu veya kaza sona erdikten sonra, kazanın oluş şekli radyasyon görevlilerinin ve diğer kişilerin maruz kaldıkları radyasyon dozları ve radyoaktif maddelerin vücuda alınış şekli ve nedeni araştırılarak, radyasyon görevlilerinin film ve/veya TLD dozimetre ve gerekirse kromozom aberasyonu test sonuçları ile birlikte, sonuç bir raporla en kısa zamanda TAEK’e bildirilir.


5. Radyasyon kazasından sonra, yönetmelikte belirtilen sınırlar üzerinde radyasyona maruz kalan radyasyon görevlilerinin, eski görevlerine devam etmesinde bir sakınca bulunmadığının, resmi sağlık kuruluşu tarafından bir raporla belirlenmesi halinde, bu kişiler eski görevlerine devam edebilirler.
Raporda eski görevine devamı sakıncalı görülen radyasyon görevlileri, sosyal ve ekonomik durumları, yaşları ve özel becerileri göz önüne alınarak radyasyona maruz kalmasını gerektirmeyecek başka bir görevde çalıştırılır.

6. Tehlike durumu ve kaza söz konusu olmamakla birlikte, doz sınırlarının aşılmasından şüphe edilmesi halinde konuya ilişkin araştırma ve sonuçlar bir raporla TAEK’e yazılı olarak bildirilir.
7. Radyasyon kaynaklarının kaybı, çalınması veya hasar görmesi halinde, ivedilikle gerekli önlemler alınır ve durum en hızlı haberleşme aracı ile TAEK’e bildirilir.

İlgi ve sabrınız için teşekkür ederim.

****11. Kayıtlar
23999 sayılı Radyasyon Güvenliği Yönetmeliğince belirlenen kayıt tutma ve saklama yükümlülükleri aşağıda sunulmuştur.

Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği Madde 69
Bu yönetmelik kapsamına giren gerçek kişiler, resmi, özel kurum veya kuruluşlar aşağıda belirtilen esaslara uygun olarak kayıt tutmakla yükümlüdürler. Bu kayıtlar 30 yıl süre ile saklanır.

11.1. Personele İlişkin Kayıtlar
1. Verilen lisans belgelerinin tarih, sayı ve içeriği ile lisans belgesi üzerinde ismi belirtilen kişiler,
2. Radyasyon görevlilerinin isimleri ile işe giriş ve işten ayrılış tarihleri,
3. Radyasyon görevlilerinin kişisel dozimetre raporları,
4. Radyasyon görevlilerinin ilk defa işe başlamadan önce bu Yönetmeliğin 23üncü maddesine göre yapılan tüm tıbbi muayene sonuçları,
5. Radyasyon görevlilerinin bu Yönetmeliğin 23üncü maddesine göre yaptırılan periyodik tıbbi muayeneleri ile Kurum tarafından gerekli görülen durumlarda yaptırılan tıbbi muayenelerin sonuçları ve varsa diğer tıbbi ışınlanma sonuçları.

****11.2. Radyasyon Kaynaklarına İlişkin Kayıtlar

1. Verilen lisans belgelerinin tarih, sayı ve kullanım amaçları ile lisans belgesi üzerinde belirtilen radyasyon kaynaklarının cinsi ve radyoaktiviteleri;
2. Radyasyon kaynağının yurda girişi, satın alınması, kurulması ve kalibrasyonuna ilişkin tarih ve işlemeler ile konu ile ilgili kişilerin isimleri,
3. Radyasyon kaynağının bakımı, onarımı, sızıntı testi, tüp ve kaynak değişimi gibi işlemlerinin tarihleri, yapılan işlerin içeriği ve konu ile ilgili kişilerin isimleri.

11.3. Radyoaktif Atıklara İlişkin Kayıtlar

1. Meydana gelen radyoaktif atığın cinsi, miktarı, radyoaktivitesi ve tarihleri,
2. Depolanmak ve işlenmek üzere Kuruma gönderilen veya çevreye verilen radyoaktif atıkların miktarları.

RADYASYONDAN KORUNMA
Radyoloji
1.Radyasyondan Korunmada Uyulması Gereken Genel Kurallar

Radyasyondan korunmada genel olarak uyulması gereken bazı önemli kurallar bulunmaktadır. Sağlık açısından bunlara dikkat edilmesi gerekmektedir. Özellikle radyasyon ile çalışan yer ve radyasyon personeli açısından önem arzeden bu genel kuralların bazıları, hasta ve yakınları için de dikkate alınmalıdır.




Bu kurallardan birincisi radyasyon ile çalışan yerde, radyasyon kaynağından mümkün olduğunca uzak durmaktır. Ters kare kanunu olarak da bilinen kurama göre; radyasyonun şiddeti(akı), mesafenin karesi ile ters orantılı bir şekilde değişim göstermektedir. Örneğin, radyasyon kaynağına 1 m uzaklıkta radyasyon şiddeti 1 birim ise kaynaktan 2 m uzaklıkta durulduğunda radyasyon şiddeti ¼ birime düşmekte, dolayısı ile maruz kalınan doz mesafesinin karesi ile ters orantılı olarak azalmaktadır.


Radyasyondan korunmada genel kurallardan bir diğeri zırhlamaktır. Mevcut bulunan radyasyonu zayıflatmak için genelde çok yüksek yoğunluktaki maddeler tercih edilmektedir. Bu özelliğe sahip maddeler arasında volfram, kurşun, çelik ve beton sayılabilir.




Alfa partiküllerinin penetrasyonu çok az olduğundan bu türden radyasyona karşı atom numarası düşük, alüminyumdan yapılmış 0.5 mm gibi ince bir levha zırhlama için yeterli iken, β ışınımının penetrasyonunun daha girici olması nedeniyle daha kalın bir alüminyum levha veya atom numarası daha yüksek kurşundan imal edilmiş ince bir levha kullanılmalıdır.

Nötronlar giriciliği oldukça yüksek bir radyasyon çeşidi olması ve madde içinden geçerken iyonlaşmaya sebebiyet vermesi nedeniyle içine demir kırıntıları veya demir dolgular katılmış çimento zırhlamada kullanılabilir.

X ve gama ışınları oldukça girici radyasyonlar olup etkin bir zırhlamayı gerektirmektedir. Bu amaçla radyasyon alanı ve çalışan personel ile radyasyon kaynağı arasındaki bölme kurşun, beton ve dolu tuğlalar ile zırhlanmalıdır.



Radyasyondan korunmada bir diğer kural zamandır. Radyasyon alanında ne kadar uzun süre bulunulursa maruz kalınacak radyasyon dozuda o denli yüksek olacaktır.

Maruz kalınan doz (D)=doz hızı (DH)x İşlem süresi (Z)



Radyasyondan korunmada bir diğer kural ışın demeti genişliğinin mümkün olduğunca daraltılmasıdır (Kolimasyon).

Genel önlemler arasında sayılabilcek diğer başlıklar.

Radyasyon kaynaklarını kilit altında bulundurmak
Radyasyonla çalışırken veya radyasyon ortamına girerken mutlaka ölçüm ve ikaz cihazlarını kullanmak
Yapılacak işi kısa sürede kısa sürede bitirmeye gayret etmek
Çevreyi, diğer insanlarında olaydan etkilenmesini önlemek için boşaltmaktır.
****2. x ışınlarının zararlı etkilerini azaltmaya yönelik önlemler
2.1. Gereksiz doz alımını engellemek
Tanısal radyolojik incelemelerde gereksiz doz alımının önüne geçmek için:
Büyüme ve gelişme geriliği bulunan çocuklarda klinik ve laboratuar incelemelerle üriner sistem patolojisi belirlenmişse ürografik inceleme yapılmamalıdır.
Hipertansiyon araştırılmasında dakikalık ürografik inceleme denenmemelidir.
Travmalı hastalarda lokalize bulgu mevcut değilse kraniografi istenmemeli, hastaya yüksek doz radyasyon yükleyecek ve acil şartlarda çekildiğinden tanısal değeri kısıtlı incelemeler(Lateral LSV) talep edilmemelidir.
Kalbin rutin floroskopik incelemesinden kaçınılmalıdır.
Kırıklar mümkün olduğunca skopi altında redükte edilmemelidir.
Pelvimetrik incelemeden kaçınılmalıdır.
Hamilelerde zorunlu olmadıkça akciğer filmi çekilmemelidir.
Üretkenlik çağında bulunan canlılarda röntgenolojik incelemeler öncesinde ilk 10 gün kuralı uygulanmalı (röntgenolojik incelemenin adet kanaması bitiminden sonraki 10 gün içinde gerçekleştirilmesi), hatta röntgenolojik incelemeden geçirilmiş menopoz öncesi kadınların incelemeyi takip eden 2 ay süresince hamile kalmaması tavsiye edilmelidir.
Lokalize bir bulgu mevcut değilse paranazal sinüslerin radyolojik incelemesi yapılmamalıdır.
Ekspojur ve banyo faktörlerindeki yetersizliğe bağlı film tekrarlarının önüne geçmek için röntgenolojik incelemelerin dijital teknoloji ile donatılmış cihazlar ile yapılması temin edilmelidir.
Röntgen çekimlerinde inceleme bölgesine göre uygun kolimasyon yapılmalıdır.
BT çekimleri öncesinde zorunlu olmadıkça lokalizer imaj alınmamalıdır.
Hastalara nispeten daha yüksek radyasyon dozu yükleyen spiral BT, uygun vakalarda ve gerekli anatomik bölgeler için yapılmalı aynı hassasiyet ince kesit ve 3-D incelemeler içinde gösterilmelidir.
Devamını Oku

BI-RADS KATEGORİZASYONU VE ÖNERİLER



BIRADS kategori 0 (ek tetkike ihtiyaç var)
ÖNERİ: uygun tetkik istenmelidir. US gibi.


BIRADS kategori 1: (Normal mamografi bulguları)

ÖNERİ: Rutin mamografi ile takibi önerilir


BIRADS kategori 2: (Benign mamografi bulguları)

ÖNERİ: Rutin mamografi ile takibi önerilir


BIRADS kategori 3: (Muhtemelen benign mamografi bulguları)

ÖNERİ: 6 ay aralıklarla takibi önerilir


BIRADS kategori 4: (Malignite açısından şüpheli mamografi bulguları)

ÖNERİ: Biyopsi önerilir


BIRADS kategori 5: (Büyük olasılıkla malign mamografi bulguları)


ÖNERİ: Biyopsi önerilir


BIRADS kategori 6: (Bilinen malignite )
Devamını Oku

ÖRNEK MAMOGRAFİ RAPORU-BİR MAMOGRAFİ RAPORUNDA OLMASI GEREKENLER



BİLATERAL MAMMOGRAFİ İNCELEMESİNDE;

Bir mamografi raporu aşağıda tanımlanan 5 kısımdan oluşmalıdır.

1. Meme parankim yapısı aşağıdaki 4 gruptan hangisine uyuyorsa meme parankim yapısı tanımlanmalıdır.

• Meme parankimi Tip 1, Yağ dokusundan zengin parankim yapısı (glanduler doku < %25 ) göstermektedir. • Meme parankimi Tip 2, Saçılmış fibroglanduler dansiteler (glanduler doku < %25-50 ) yapısında izlenmektedir. • Meme parankimi Tip 3, Heterojen dens meme yapısı (glanduler doku yaklaşık %51-75 ) göstermektedir. Mammografik duyarlılık düşüktür. Hastanın USG ile de değerlendirilmesi önerilir.
• Meme parankimi Tip 4, Çok dens meme yapısı (glanduler doku > % 75) göstermektedir. Mammografik duyarlılık düşüktür. Bir lezyonu gizleyebilir. Hastanın USG ile de değerlendirilmesi önerilir.

2• Her iki meme cilt, ciltaltı yağ dokuları ve retromammer alanlar doğaldır. Memelerde yer kaplayan kitle lezyonu, asimetrik dansite, yapı distorsiyonu ve patolojik mikrokalsifikasyon saptanmamıştır.

3• Grafiye dahil her iki tarafta benign (ya da malign) radyolojik özellikte aksiller-intramamarian lenf nodları izlenmektedir.


Sonuç kısmında raporda belirtilen en yüksek BIRADS kategorisi belirtilmelidir. örneğin anyı anda BIRADS kategori 2 ve BIRADS kategori 3 tanımlanmışsa sonuç kısmına BIRADS kategori 3 yazılmalıdır.

Sonuç kısmında BIRADS kategori 0, Mamografik değerlendirme yetersiz ise tarama mamografisi sonrası, ek bir mammografik teknik başka bir görüntüleme yöntemi veya,dens meme yapısı nedeniyle eski mammogramlarla karşılaştırmagerektiğinde kullanılmaktadır.

4. SONUÇ: BIRADS kategori 0 (ek tetkike ihtiyaç var)

5. ÖNERİ:
öneriler kısmında, sonuç hangi BIRADS kategorisine uyuyorsa aşağıda da belirtildiği gibi kategroilere uyan öneriler yapılmalıdır.

1. Dens meme parankim alanlarının US ile de değerlendirilmesi önerilir.

BIRADS kategori 1: (Normal mamografi bulguları)
ÖNERİ: Rutin mamografi ile takibi önerilir
BIRADS kategori 2: (Benign mamografi bulguları)
ÖNERİ: Rutin mamografi ile takibi önerilir
BIRADS kategori 3: (Muhtemelen benign mamografi bulguları)
ÖNERİ: 6 ay aralıklarla takibi önerilir
BIRADS kategori 4: (Malignite açısından şüpheli mamografi bulguları)
ÖNERİ: Biyopsi önerilirBIRADS kategori 5: (Büyük olasılıkla malign mamografi bulguları)
ÖNERİ: Biyopsi önerilir
BIRADS kategori 6: (Bilinen malignite )
Devamını Oku

Tanısal ve girişimsel radyolojiye hoş geldiniz



Değerli meslektaşlarım ve sevgili öğrenciler! Radyoloji ile ilgili merak ettiğiniz akademik ve akademik düzeyde olmayan tüm konular hakkında bilgi edinebilirsiniz.

Tüm tecrübelerimi ve ilginç vakalarımı meslek hayatım boyunca yazacağım. Bilgi paylaştıkça çoğalır diyenlerdenim. Ben tecrübe kazandıkça ve meslekte yaşlandıkça bu site büyüyecek.
Devamını Oku

ÖRNEK MAMOGRAFİ RAPORU (RADYOLOJİK BULGULARI İLE )



BİLATERAL MAMMOGRAFİ İNCELEMESİNDE;

• Meme parankimi Tip 3, Heterojen dens meme yapısı (glanduler doku yaklaşık %51-75 ) göstermektedir. Mammografik duyarlılık düşüktür. Hastanın USG ile de değerlendirilmesi önerilir.

• Her iki meme cilt, ciltaltı yağ dokuları ve retromammer alanlar doğaldır. Memelerde yer kaplayan kitle lezyonu, asimetrik dansite, yapı distorsiyonu saptanmamıştır.

Sağ meme MLO grafide grup yapan birkaç adet punktat bazılarının santrali lüsent mikrokalsfikasyon odağı izlenmiştir (BIRADS kategori 3)

• Grafiye dahil her iki tarafta benign radyolojik özellikte aksiller-intramamarian lenf nodları izlenmektedir.

SONUÇ: BIRADS kategori 0 (ek tetkike ihtiyaç var)

ÖNERİ:
1. Dens meme parankim alanlarının US ile de değerlendirilmesi önerilir.
2. Sağ memede tanımlanan BIRADS kategori 3: (Muhtemelen benign mamografi bulguları) görünümünün hastanın varsa önceki (eski) mamografileri ile karşılaştırılarak değerlendirilmesi yoksa 6 ay sonra sağ memenin kontrol mamofrafisi önerilir.
Devamını Oku

AKUT APANDİSİT



HAZIRLIK AŞAMASINDA
Devamını Oku

TEMPORAL KEMİK(TEMPORAL BONE) - KAFA TABANI (SKULL BASE) ANATOMİSİ










    MS: maxillary sinus (maksiller sinüs)

    NF: nasopharynx (nazofarinks)

    PS: pterygoid fossa (pterigoid fossa)

    mpp: medial pterygoid plate

    lpp: leteral pterygoid plate

    MAC: mastoid air cell (mastoid hava hücreleri)

    od: odontoid










    MS: maxillary sinus (maksiller sinüs)
    NF: nasopharynx (nazofarinks)
    PS: pterygoid fossa (pterigoid fossa)
    mpp: medial pterygoid plate

    lpp: leteral pterygoid plate
    MAC: mastoid air cell (mastoid hava hücreleri)
    pmf: pterygomaxiller fissure (pterigomaksiller fissür)

    m. condil: mandibular condyle (mandibular kondil)
    for. magnum: foramen magnum
    zygomatic arch: zigomatik ark










    MS: maxillary sinus (maksiller sinüs)
    facial nerve canal (fasial sinir kanalı)
    PS: pterygoid fossa (pterigoid fossa)

    mpp: medial pterygoid plate
    lpp: leteral pterygoid plate
    MAC: mastoid air cell (mastoid hava hücreleri)
    pmf: pterygomaxiller fissure (pterigomaksiller fissür)
    m. condil: mandibular condyle (mandibular kondil)

    for. magnum: foramen magnum
    zygomatic arch: zigomatik ark
    cc: carotoid canal (karotid kanalı)
    hypoglossal canal (hipoglossal kanal)












    j: jugular canal (jugular kanal)
    articu emi:articular eminence (artiküler eminensia)
    tb:tympanic bone (timpanik kemik)
    mesotimpanium : timpanik kavitenin mesotimpanium bölümü

    MAC: mastoid air cell (mastoid hava hücreleri)
    cc: carotoid canal (karotid kanalı)
    zygomatic arch: zigomatik ark
    man con: mandibular condyle (mandibular kondil)

    E:external auditory canal (dış kulak kanalı)
    tympanic membrane: timpanik membran, kulak zarı
    facial nerve canal: fasial sinir kanalı

    occipital bone : oksipital kemik
    nasolacrimial duktus : nazolakrimial duktus
    MS: maxillary sinus (maksiller sinüs)












    eus tub: eustachean tube (öztaki tüpü)
    facial nerve canal: fasial sinir kanalı
    mesotimpanium : timpanik kavitenin mesotimpanium bölümü

    MAC: mastoid air cell (mastoid hava hücreleri)
    cc: carotoid canal (karotid kanalı)
    tb:tympanic bone (timpanik kemik)

    clivus: klivus
    inferior orbital fissure: inferior orbital fissür
    E:external auditory canal (dış kulak kanalı)

    tympanic membrane: timpanik membran, kulak zarı
    pmf: pterygomaxiller fissure (pterigomaksiller fissür)
    G: greater wing of the sphenoid (sfenoidin büyük kanadı)









    FL: foramen lacerum ( foramen laserum)

    FO: foramen ovale

    tympanic membrane: timpanik membran, kulak zarı

    mesotimpanium : timpanik kavitenin mesotimpanium bölümü

    tb:tympanic bone (timpanik kemik)

    E:external auditory canal (dış kulak kanalı)

    J: jugular canal (jugular kanal)

    pmf: pterygomaxiller fissure (pterigomaksiller fissür)










    kırmızı ok: malleusun kulpunun (malleus handle ,sapının ) timpanik membran ile ilişkisi görülüyor.

    tympanic membrane: timpanik membran, kulak zarı

    mesotimpanium : timpanik kavitenin mesotimpanium bölümü

    E:external auditory canal (dış kulak kanalı)

    J: jugular canal (jugular kanal)

    Clivus

    MAC: mastoid air cell (mastoid hava hücreleri)








    Bu düzeyde Malleus inkusun anteriorunda yer aldığı görülmektedir.

    Timpanik kavite: Temporal kemikteki hava boşluğu içeren bir odacık olup orta kulak
    kemikçilerini içermektedir.

    Timpanik kavitenin duvarları;

    -Tavanı: tegmen timpani ,
    -Tabanı :jugular duvar
    -Laterali (membranöz): hemen tamamen timpanik membrandan oluşur.
    -medial (labirintin) duvar timpanik kaviteyi iç kulaktan ayırır.
    -Anterior(karotid) duvar timpanik kaviteyi karotid kanalından ayırır. Yukarıda tensör timpani kasının kanalı ve öztaki tüpünün ostiumu yer alır.
    -Posterior (mastoid ) duvar , üst parçası içinde bir açıklık bulunur. bu açıklığın adı
    aditus to mastoid antrumdur. Posterior duvar ve antrum arasında aditusun iç yanında aşağı doğru inen fasial sinir kanalı vardır.

    MAC: mastoid air cell (mastoid hava hücreleri)
    S: sigmoid sinüs








    Tensör timpani kası (musculus tensor timpani ) tuba auditivanın kıkırdak parçasının üst yüzünden
    sifenoid kemiğin ala majorundan ve temporal kemiğin pars petrosazından başlar. Malleusun sap
    bölümüne yapışır.

    Cochlea (kohlea) : Salyangoz kabuğu şekilli olup kemik labirentin bir bölümünü oluşturur.
    Kohleanın spiral kanalları vestibulundan başlar ve kemik merkezin çevresinde 2,5
    tur atar. Buna modiolus adı verilir. Kohleanın geniş bazal kıvrımı timpanik kavitenin medial duvarında
    promontoryumu oluşturur. Bazal kıvrımda aqueductus kohlea aracılığı ile subaraknoid boşlukla ilşki
    kurar.

    apical turn of cochlea: kohleanın apikal kıvrımı
    basal turn of cochlea: kohleanın bazal kıvrımı
    carotid canal: karotid kanal
    MAC: mastoid air cell (mastoid hava hücreleri)
    tensor tympani (kası)
    incudostapedial articulation : incudostapedial eklem
    base of the stapes: stapesin tabanı






    Vestibulum: Bu küçük oval odacık 5 mm uzunluğunda olup ultriculus ve sacculusu içerir. Vestibulumun dış yan duvarında oval pencere bulunur ve stapesin tabanı tarafından işgal edilmiştir. Aqueductus vestibuli ile de posterior fossa kraniye açılır. Aqueductus vestibuliden ductus endolymphaticus ve iki küçük kan damarı geçer.

    Semisirküler kanallar (canales semicirculares): Bu kanallar (anterior,posterior ve lateral ) vestubulum'un kemik labirenti ile ilişkilidir. Vestibulum' un arka-üst' üne doğru uzanırlar ve vestibulum içine açılırlar. Bunlar birbirine dik açı yapacak şekilde ve üç boyutlu bir şekilde yerleşmiştir. Her iki semisirküler kanal, bir dairenin 2/3'ü kadardır ve sondaki bir tanesinde bulunan ampulla hariç çapları 1.5 mm'dir.

    Sinus tympani (sinüs timpani).
    posterior semicircular canal.






    Endolymphatic sac: Duktus endolenfatius kemik labirentin aquaductus vestibulisini çapraz olarak geçer, fossakranii posteriorun kemik kısmına doğru devam eder ve burada kör bir keseye yayılır. Bu kesenin adı saccus endolymphaticus (sakkus endolenfatikus) tur. Bu kese temporal kemiğin pars petrozasının arka bölümünde duramaterin altında yer alır.

    N.vestibulocochlearis (VIII. kranial sinir): N.cochlearis(işitme siniri) ile N.vestibularis (denge siniri) olmak üzere iki bölümü vardır. Yalnızca duyusal liflerin hücre gövdeleri bu siniri oluşturan ganglion spirale ve ganglion vestibulare olmak üzere iki bölüm içerir.

    Tympanic segment of the facial nerve: fasial sinirin timpanik segmenti.










A: Mastoid antrum: temporal kemiğin mastoid çıkıntısındaki bir boşluktur. Antrum kavitesi tympanik kavite benzeri tegmen timpani olarak adlandırılan ince kemiksi çatıyla fossa cranii media'dan ayrılır. Antrumun tabanı mastoid hücrelerle ilişki kuran birçok açıklığa sahiptir. Antrum ve mastoid hücreler, mukoz membranla çevrilidirler ve orta kulağın sınırıyla devam eder. Ön ve altta, mastoid antrum fasial kanal ile ilişkilidir.


aditus ad antrum: Bu düzey timpanik kavite ile antrumu birleştirir.







Fasial sinirin genukulat ganglionu (Geniculate ganglion of the facial nerve):

Fasial sinir; fossa kranii posterior, internal akustik kanal, temporal kemikteki fasial kanal, foramen stilomastoideumdan kafayı terk eder ve parotisten geçer.
İnternal akustik kanaldan ileriye doğru petros kemiğin uzun
aksının hemen sağ açısından gelen fasial sinirin labirentin segmenti genikulat gangliona ulaşır.
Timpanik kavitenin medial duvarında genikulat ganglion yer alır.

Fasial sinir gangliyonu epitimpaniyumun medial duvarı boyunca timpanik segmentte posteriora doğru U dönüşü yapar.







Internal acustic canal: Temporal kemiğin pars petrozasının 1 cm içinde lateral olarak uzanan dar bir kanaldır. Bu kanalın açıldığı yer temporal kemiğin posterior medial parçasında olup, dış kulak yolu ile aynı düzlem içindedir. Bu kanalın lateral bölümü gerekli bir kemik parçası ile iç kulaktan ayrılmıştır.
Bu kemik parçası boyunca kan damarları n.vestibulocochlearis dalları ve n.fasialis geçer.
N.vestibulocochlearis iç kulak yolunun lateral son bölümünde ikiye ayrılır; n. cochlearis ve
n. vestibularis.


Anterior limb superior semi circular canal ( süperior semisirküler kanalın anterior dudağı)
Posterior limb superior semi circular canal (süperior semisirküler kanalın posterior dudağı)





Anterior limb superior semi circular canal ( süperior semisirküler kanalın anterior dudağı)
Posterior limb superior semi circular canal (süperior semisirküler kanalın posterior dudağı)

MAC: mastoid air cell (mastoid hava hücreleri)

petroz bone (petröz kemik )


KAYNAKLAR
1. Imaging of the Head and Neck. Second edition, revised and enlarged.Thieme yayınları 2005.
Galdino E. Valvassori.
2. Kliniğe yönelik anatomi. Nobel tıp kitap evleri 2007. Keith L. Moore, Arthur F. Dalley. çeviri editörü Prof. Dr. Kayıhan Şahinoğlu.
3. CT Teaching Manual. Third edition. Thieme yayınları 2007. Matthias Hofer.
4. Imaging Atlas of Human Anatomy. Third edition 2003. Mosby. Jamie Weir, Peter H. Abrahams
5
. Kesitsel Anatomi Cep Atlası.Cilt 1: Baş ve Boyun. Nobel tıp kitap evleri 2007. T. B. Moeller, E. Reif.
Çeviri editörü: Prof. Dr. Civan Işlak

Devamını Oku

KARDİAK



HAZIRLIK AŞAMASINDA
Devamını Oku

YÜZ-BOYUN



HAZIRLIK AŞAMASINDA
Devamını Oku

MSS



HAZIRLIK AŞAMASINDA
Devamını Oku

KONJENİTAL MALFORMASYONLAR



HAZIRLIK AŞAMASINDA
Devamını Oku

LÖKOENSEFALOPATİLER



HAZIRLIK AŞAMASINDA
Devamını Oku

VENTRİKÜLLER



HAZIRLIK AŞAMASINDA
Devamını Oku