toraks radyolojisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
toraks radyolojisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

THORACIC NORMAL SECTIONAL ANATOMY TORASİK KESİTSEL ANATOMİ-hazırlık aşamasında






Upper Lobe(üst lob):

U-anterior
U-posterior
U-apicoposterior


Middle lobe (orta lob):

M-lateral (sağ akciğer)/superior lingula (sol akc.)
M-medial (sağ akciğer)/inferior lingula (sol akc.)

Lower Lobe (alt lob):

L-superior
L-paracardiac/medial basal
L-anterior basal
L-lateral basal
L-posterior basal

upper lobe:U-
middle lobe: M-
lower lobe:L-



Upper Lobe(üst lob):

U-anterior
U-posterior
U-apicoposterior


Middle lobe (orta lob):

M-lateral (sağ akciğer)/superior lingula (sol akc.)
M-medial (sağ akciğer)/inferior lingula (sol akc.)



Upper Lobe(üst lob):

U-anterior
U-posterior
U-apicoposterior


Middle lobe (orta lob):

M-lateral (sağ akciğer)/superior lingula (sol akc.)
M-medial (sağ akciğer)/inferior lingula (sol akc.)




Upper Lobe(üst lob):

U-anterior
U-posterior
U-apicoposterior


Middle lobe (orta lob):

M-lateral (sağ akciğer)/superior lingula (sol akc.)
M-medial (sağ akciğer)/inferior lingula (sol akc.)




Lower Lobe (alt lob):

L-superior
L-paracardiac/medial basal
L-anterior basal
L-lateral basal
L-posterior basal

upper lobe:U-
middle lobe: M-
lower lobe:L-





Lower Lobe (alt lob):

L-superior
L-paracardiac/medial basal
L-anterior basal
L-lateral basal
L-posterior basal

upper lobe:U-
middle lobe: M-
lower lobe:L-



KAYNAKLAR:
CT Teaching Manual. Third edition. Thieme yayınları 2007. Matthias Hofer.
Devamını Oku

TORAKS BT PROTOKOLLERİ-Hazırlık aşamasında















TORAKS ARTERİOVENÖZ MALFORMASYON (AVM)-Hazırlık Aşamasında



PULMONER TROMBOEMBOLİDaha fazla bilgi için başlığı tıklayınız.


KAYNAKLAR:
1.Dr. Elif Adanır.ADRENAL KITLE LEZYONLARININ BENIGN-MALIGN AYRIMINDA HELIKAL KONTRASTLI BT INCELEMELERININ ROLÜ.Süleyman Demirel Üniversitesi Tip Fakültesi
Radyodiagnostik Anabilim Dali, ISPARTA-2003.
2.23.ulusal radyoloji Kongresi.Bilgisayarlı tomografi.2002.
3.www.ctisus.com
Devamını Oku

SOLİTER (TEK) PULMONER NODÜL: MALİGN VE BENİGN AYIRIMI-Hazırlık aşamasında





CT: BENİGN VE MALİGN AYIRIMI

Tanım:
Eski adı ‘coin lezyon’ olan soliter pulmoner nodül akciğer parenkimi içerisinde 3 cm’den küçük, tek, yuvarlak veya oval görünümlü, grafide lokal dansite veya opasite artışı ile kendini gösteren lezyonlara verilen addır .

Lezyon 3 cm’den büyük ise kitle olarak tanımlanır ve bu lezyonların malignite olasılığı yüksektir.

KALSİFİKASYON:

-Diffüz, santral, laminalı, popkorn (patlamış mısır) tiplerinde görülen kalsifikasyonlar benign nodülün özellikleridir.
-Daha çok granülomatoz hastalık ve hamartomlarda görülür.
-İstisna olarak diffüz kalsifikasyon paterni osteosarkom veya kondrosarkoma olan hastalarda görülebilir.
Santral ve patlamış mısır paterni GI-tümörlerinde , daha önce kemoterapi alan hastalarda görülebilir.


Ekzantrik (santral olmayan), çok sayıda noktasal kalsifikasyon içeren nodüller malign karekter gösterir.



BOYUT:
Kalsifikasyonların şekli ne olursa olsun 2 cm den büyük nodüllerde malignite olasılığı yüksektir.

Büyüme hızı: Eski grafilerle kıyaslamada 2 yıl içinde hacim değişikliği göstermeyen tek nodüllerde istisnalar rapor edilmiş olmakla birlikte benign kabul edilir.

Eğer 2 yıl önceki grafisi yoksa hastanın yaşı ve nodülün özellikleri önemlidir.

Hasta 30 yaşının üzerinde ve nodül malign karekter gösteriyorsa ileri tetkik ve histopatolojik tanı gerekir.

Tek AC nodüllerinde PA AC grafisinden sonra BT sıklıkla gereklidir.




ŞEKİL VE KONTUR ÖZELLİĞİ

Corona radiata sign (bulgusu) - yüksek olasılıkla malignancy ile ilişkilidir.

Lobulated or scalloped margins - orta olasılık (intermediate probability)

Düz kontur (Smooth margins) - daha çok benign nodülün özelliğidir ancak metastatic nodüllerde de görülür.

2 cm den küçük, yuvarlak, düzgün ve keskin kenarlı, satellit lezyonu olan,kavitasyonu olmayan nodüller benign karekter gösteren nodüllerin özelliğidir.

Solid ve ground-glass (buzlu cam) component:

Buzlu cam komponenti içeren nodüller malign olma olasılığı daha fazladır.
*Buzlu cam komponenti ile solid lezyonların: % 63 malignite olma olasılığı vardır.

*Nonsolid - sadece buzlu cam lezyonlarda:% 18'lik bir malignite oranı vardır.

*Sadece solid lezyonun malign olma olasılığı sadece % 7 dir.


PET-CT: Benign ve malign ayırımı

*PET-CT soliter nodüllerin değerlendirilmesinde giderek daha önemli bir rol oynamaya başlamıştır.
*Adenokarsinomu olan bir hastada PET yalancı negatif bulgu verir.

1. PET, yüksek duyarlı % 95 iken , % 81den az özgüllüğü vardır.

2. PET granülomatöz hastalıkta, aktif infeksiyon veya inflamatuvar olaylarda da (tüberküloz,
histoplazmoz, sarkoidozis, vb.) yalancı pozitiflik
gösterir.

3. PET genellikle 10 mm de küçük nodüllerde ve düşük gradeli bronkoalveoler karsinom ve karsinoid tümörlerde, kontrol edilemeyen hiperglisemide yalancı negatif bulgu verir.


LOKAL PNOMONİ VEYA AC İNFARKTI:
*Nodüler lezyon görüntüsü verebilir.
*Tedaviden 1-2 hafta sonra boyutu küçülür.

AVM (AV malformasyon)
S
ubplevral yuvarlak ya da salkım şeklindedir. Kontrast sonrası belirgin yoğunluk artımı gösterir.



"Round" ATELEKTAZİ


Subplevral yerleşimli, plevral kalınlaşma ile birlikte olan ve plevra ile ilişkili lezyonlardır.
Asbeastoziste sık görülür.


MANTAR TOPU
Görünümü tipiktir.
Bir kavite içerisinde etrafında hava bulunan ve hasta pozisyonu ile yer değiştirebilen yoğunluk artımı şeklinde görülür.



MUKUS PLAĞI


Çoğunlukla tübüler olmakla birlikte bazen yuvarlak oval tek lezyon şeklinde görülebilir.


PULMONER EMBOLİ


Çoğunlukla tabanı plevrada tepesi hilusa doğru üçgen şeklinde tipik bir görüntü vermekle birlikte bazen nodüler lezyon şeklinde olabilir.

Septik embolide veya aseptik infarktta kavitasyon görülebilir.


HAMARTOM

Patlamış mısır örneği kalsifikasyonlar ve BT, YRBT de nodül içinde yağ varlığının saptanması ile tanı koydurucudur.

FİBROZİS:

KOAH lı hastalarda fibrozis kitleyi taklit edebilir.
Ayırıcı tanıda lezyonun dansitesi, iç yapısı, çevredeki kronik değişiklikler yardımcı olabilir ancak kuşku halinde İİAB gerekir.



GENEL

1. YRBT lezyonun kenar özelliğini daha iyi belirler
2. Spiküler kenarlı nodüllerin % 90 nı malign,
3. Düzgün kenarlı nodüllerin % 70 i benigndir.
4. Kavitasyon ve hava bronkogramı daha çok malign lezyonlarda saptanır.
5. Malign kavitelerin duvarları kalın olup iç kenarı düzensiz, ve ondüle görünümdedir.
6. Büyük nodüle eşlik eden küşük nodüller (satellit nodül) genellikle granülamatoz hastalıkta saptanan bulgu olamakla birlikte nadiren karsinomlarda da görülür.

7. Takip: Başlangıçta 3-4 defa 3 aylık, sonra 3-4 defa 6 aylık ve daha sonra yıllık aralıklarla radyografik takip (4).


ÇOK SAYIDA NODÜLLER:

*Çok sayıda nodül varlığında ilk olarak metastas düşünülmelidir.
*Kist hidatik çok sayıda nodüle neden olabiklir.

*Biyopsi:
-BT de spesifik tanıya gidilemeyen ve kalsifikasyon içermeyen nodüllerde biyopsi gereklidir.




Soliter pulmoner nodül yönetiminde girişimsel yöntemler:

Bronkoskopi:

Özellikle merkezi yerleşimli ve büyük
lezyonlarda bronkoskopinin tanı oranı artmaktadır.
Bronkoskopi sırasında lavaj, fırçalama, transbronşiyal biyopsi ile
lezyonlardan tanı için örnekler alınmaktadır. Çapı 2 cm’den küçük olan periferik nodüllerde bronkoskopinin tanısal değeri %35
olarak bildirilmiştir.

Transtorasik iğne aspirasyon biyopsisi.
Not: Bu konuyu girişimsel radyoloji segmesini tıklayarak "AC kitlelerinde perkütan biyopsi" adlı konu başlığında daha ayrıntılı okuyabilirsiniz
Periferik nodüllerde tercih edilmektedir. Çapı 2 cm’den küçük SPN’de bronkoskopiden
daha yüksek tanı değerine sahip olduğu gösterilmiştir.
Hücreden çok dokunun alındığı tru-cut biyopsi ile sonuçlar daha başarılıdır. Genelde skopi veya BT eşliğinde işlem yapılmaktadır.
Tek akciğeri olanlarda işlem kontrendikedir.
Diğer rölatif kontrendikasyonları, pulmoner hipertansiyon,
koagülopati, kanama diatezi, ciddi KOAH, damarsal malformasyonlardır.
En sık komplikasyonu olan pnömotoraks, Hemoraji, hemoptizi
hava embolisi , tümör hücre implantasyonu %0.05 oranında olabilir.

Cerrahi girişimler:
Yüksek malignite olasılığı olan
nodüllerde ve PET pozitif olanlarda cerrahi rezeksiyon endikasyonu bulunmaktadır. Soliter pulmoner nodüllerde video yardımlı göğüs cerrahisi (VATS - video-assisted
thoracic surgery) veya torakotomi yöntemi kullanılmaktadır.

Plevraya yakın olanlarda VATS tercih edilmektedir.

Fleischner Society nin pulmoner nodüller için  Önerileri


KAYNAKLAR:
1. Solunum Sistemi Radyolojisi. Prof. Dr. Emine Osma.2. baskı. 2004.
2.CT Screening for Lung Cancer Frequency and Significance of Part-Solid and Nonsolid Nodules Claudia I. Henschke et al.AJR 2002; 178:1053-1057.
3. www.radiologyassistant.nl/en
4. SOLİTER PULMONER NODÜLLÜ HASTAYA YAKLAŞIM. Doç. Dr. Onur GENÇ.
5. Soliter pulmoner nodüle yaklaşım. Türk Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Dergisi.
Zafer Kartaloğlu. GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Göğüs Hastalıkları Kliniği, İstanbul. 2008.
6. Solitary Pulmonary Nodules:Detection, Characterization, and
Guidance for Further Diagnostic Workup and Treatment . Yeong Joo at all. AJR 2007; 188:57–68
Devamını Oku

PULMONER TROMBOEMBOLİ

































PULMONER TROMBOEMBOLİ

PULMONER ARTER-VEN ANATOMİSİ,TORAKS VASKÜLER ANATOMİ


Pulmoner truncus
Sol pulmoner arter (left pulmoner artery)
sağ pulmoner arter Right pulmoner artery)
TK:Triküspit Kapak
PK:Pulmoner Kapak
MK:Mitral Kapak
AK:oork Kapağı
Lober pulmoner arter
Segmental pulmoner arter
SVC:Süperior vena cava
IVC: İnferior vena cava
Brakiosefalik arter
Sol common carotid arter
Subklavian arter



TANIM:
Pulmoner arteryel dolaşıma giren materyallerin damarı tıkamasına pulmoner emboli denir. Tıkanan damarın çapı ne kadar geniş olursa, pulmoner embolinin kliniği de o kadar ağır olur. Bu embolik materyaller pıhtı, enfekte pıhtı, hava, kemik iliği, amniyotik sıvı, parazitler, yağ veya enjekte edilen çeşitli maddeler olabilir.

KLİNİK:
Pulmoner emboli gelişen hastada belirti ve bulguların spesifik olmaması
nedeniyle antemortem klinik tanısı güçtür.Hastaların %80'inde belirgin semptom yoktur. Diğerlerinde dispne ve göğüs ağrısı
gibi spesifik olmayan semptomlar vardır. Tedavi edilmediğinde mortalite oranı %30 kadar yüksek olabilir,
ancak tedaviyle bu oran %3-10’a düŞmektedir.

LABORATUAR:
- D-Dimer değeri 500 mg/dL'den büyükse klinik tanı kuvvetlenir. Ancak spesifik değildir (ameliyatlar, maligniteler, DİC de de yükselebilir).
- Arteryel kan gazları değerlendirmede yardımcı olabilmekle beraber normal olduğunda pulmoner emboliyi ekarte ettirmez. Arteryel parsiyel oksijen basıncı (PaO2) ve karbondioksit basıncı (PaCO2) değerlerinde azalma olabilir.

TANI
1. Anamnez (Predispozan faktörler)
2. Klinik (Dispne + takipne + taşikardi ve diğerleri)
3. D-Dimer değeri + Akut sağ kalp yüklenmesi bulguları (EKG, EKO)
4. MDBT pulmoner anjiografisi
5. Ventilasyon - perfüzyon sintigrafisi
6.Pulmoner anjiyografi.




PULMONER TROMBOEMBOLİ PROTOKOL MDCT
Birçok yeni görüntüleme yönteminin geliştirilmesine rağmen pulmoner tromboemboli tanısında pulmoner DSA
halen altın standart yöntem olarak kabul edilmektedir. Yöntemin duyarlılık ve özgüllüğü %95’in üzerindedir. Ancak invaziv olması, kontrast madde, teknik ekipman ve deneyimli personel gerektirmesi,
her yerde uygulanamaması kullanımını kısıtlamaktadır.
Bazı çalışmalarda subsegmenter
embolinin MDBT ile pulmoner DSA’ya eşdeğer oranda olduğu gösterilmiştir.

Pulmoner BT anjiyografinin tanısal değerinin çok yüksek olması nedeniyle pulmoner DSA’nın yerini alabilmiştir. Yanısıra noninvaziv olması, akciğer parankimi ve mediastinal patolojilerin tespitine imkan sağlaması avantajları nedeniyle pulmoner anjiyografiye üstünlük göstermektedir.




Hasta supin pozisyonda yatırılır. Hastalara nefes
tutma konusunda bilgi verilir.Öncelikle
skenogram alınır.




Skenogram üzerinde ana pulmoner arter seviyesinden geçen kesit seçilerek tekrar görüntü alınır. Alınan kontrastsız kesitte pulmoner trunkus işaretlenir (yan üstteki resim).













İşaretlenen pulmoner trunkusun opasifikasyon seviyesi
eşik (100 HU) değeri geçince (yan alttaki resim) otomatik enjektörle yaklaşık 90-120 cc noniyonik kontrast madde 3.5-4 mL/saniye hızla verilir. İşaretlenen pulmoner arterdeki opasifikasyon
seviyesi eşik değerine ulaştığında daha önceden skenogram üzerinde işaretlenen arkus aorta ile
diyafragma arasında kalan alan otomatik olarak taranır.









Enjeksiyon antekübital vene yerleştirilen
18-20 G intraket yoluyla yapılır.
Çekim parametreleri; (64 dedektör)
-100kv ,mAs 135
-Kesit kalınlığı 0.75 mm, -Pitch 1.0-1.2
-Kolimasyon 64x0.6 mm
-RI : 0.5
-Kernel :B25f
-Windows: 700/80
-Recon direction: oblik olarak belirlenir. Elde edilen görüntüler 1 mm den küçük kesit kalınlığı ile rekonstrükte edilerek iş istasyonu monitöründe değerlendirilir.




PULMONER TROMBOEMBOLİNİN BT BULGULARI

-Akut pulmoner tromboemboli olgularında BT kesitlerinde en güvenilir bulgu, arter
içinde çevresinden kontrast madde geçişi olan dolum defekti,

-Santral ya da marjinal düzgün ya da düzensiz
sınırlı, çevresinde kontrast madde geçişi gösteren
intraluminal hipodens dolum defekti,

-Arter duvarında izlenen hipodens mural defekt,

-Trombüs arter lümenini tamamen tıkadığnda
tam dolum defekti görülür.

-Damar duvarı ile dar açı yapan ve lümene projekte olan dolum defektleri de akut emboli
lehinedir.

-Damar çapı normal veya normalden geniş
olabilir.

-Damar duvarı ile devamlılık gösteren ve geniş açı yapan
emboliler, trombüs içinde rekanalizasyon, arteriyel
damar çapında %50’den fazla küçülme kronik emboli bulgularıdır.

*Küçük segmenter dallarda akut-kronik emboli
ayrımını yapmak mümkün değildir.




KAYNAKLAR:
1. Kliniğe Yönelik Anatomi.Keith L. Moore. Çeviri editörü:Prof. Dr. Kayıhan Şahinoğlu.2007
2. Venöz tromboembolizm tanısında tek detektör sıralı ve çok detektör sıralı BT anjiyografi. Abdullah KOYUNCU ve ark.Hacettepe Üniversitesi Týp Fakültesi Radyoloji Ana Bilim Dalı.Tüberküloz ve Toraks Dergisi 2007; 55(1): 24-33
3.Trowbridge RL, Araoz PA, Gotway MB, et al. The effect of helical computed tomography on diagnostic and treatment strategies in patient with suspected pulmonary embolism. Am J Med 2004; 116: 84-90.
Devamını Oku

SOL SÜPERİOR VENA CAVA







  • SOL SVC
    persistent sol common cardinal vein
    % 0.5 oranında görülür
    % 90 sağ SVC atrofik olarak görülür.
    Sol ana bronchusu anteriordan çaprazlayıp dilate coronary sinus içine drene olur.
    Hastaların 5% de congenital kalp hastalıkları eşlik eder.
    Oklar sol SVC ı göstermektedir.














  • Oklar sol SVC ı göstermektedir


Devamını Oku

TRAKEA-SOL ANA BRONŞDA SAKIZ: TRAFİK KAZASI



Olgu 1:

Hikaye: 20 yaşında kadın hasta. Trafik kazası nedeniyle acil servisimize getirildi. Pupilleri fiks dilate idi. Kraniumda subdural kanama ve beyinde belirgin ödem ve orta hat şifti mevcuttu. Hastanın ağız muayenesi normaldi yanısıra diş eksiği de yoktu.

Görüntüleme:





Toraks BT: Aksiyal BT, Her iki AC alanlarında belirgin sınır vermeyen yaygın kontuzyon alanları izlenmektedir. Karina düzeyinde trakeadan sol ana bronşa uzanan anx-cak bronşu tam obtrükte etmeyen ( yaklaşık 250-350 HU) yüksek dansiteli yabancı cisim izlendi. Hastanın dişlerinde yüksek dansiteli dolguları vardı.
Tanı:
Rijit endoskopi ile yabancı cisim çıkarıldı. Çıkarılan yabancı cisim sakızdı.














Devamını Oku

Mediastinal Lenf Nodları










MEDİASTİNAL REJYONEL LENF NODU SINIRFLAMASI (Regional Lymph Node Classification)
Superior Mediastinal Nodlar (1-4)
1.Yüksek mediastinal ( Highest Mediastinal): nodlar sol brachiocephalic venin üzerinde.
2. Yüksek paratakeal (Upper Paratracheal): nodlar aortic arch ın üzerinde yerleşimli fakat sol brachiocephalic venin altında.
3. Pre-vascular (3A) (damarların antriorunda) ya da Pre-vertebral (3P) (özefagusun gerisinde ): nodlar trakeaya bitişik değillerdir.
4. alt (Lower) Paratracheal ( Azygos Nodlarını içerir): Arkus aorta aşağısında ana bronş seviyesi üst kenar boşluğu altında

Aortic Nodlar (5-6)
5. Subaortic (A-P window: aortikopulmoner pencere): nodlar ligamentum arteriosumun lateralinde kalır.
6. Para-aortic (ascending aorta ya da phrenic): nodlar ascending aorta ve aortic archın anterior ve lateralinde kalır.

Inferior Mediastinal Nodes (7-9)
7. Subcarinal.
8. Paraesophageal ( carina altında).
9. Pulmonary Ligament: nodes pulmonary ligaments boyunca yer alır.

Hilar, Interlobar, Lobar, Segmental and Subsegmental Nodes (10-14)
10-14: bu nodlar mediastinum dışında yer alır. Bunların tümü N1-nodlardır.
Yan üsttteki resim American Thoracic Society mapping scheme " den modifiye edilmiştir.

Devamını Oku