Egitici Olgular etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Egitici Olgular etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

SNOVYAL OSTEOKONDROMATOZİS




SNOVYAL OSTEOKONDROMATOZİS


Snovyal kandromatasis, sinovyal eklemleri, tendon kılıflarını ve bursaları etkileyen idyapatik bir olaydır. Ekleme ait snovyal membranın intimal tabakasında multipI kıkırdak odaklar ve metaplazi formasyanu ile karakterizedir.

Sinovyal osteokondromatosis terimi ise kıkırdak lezyonun ossifiye olduğu durumlarda kullanılır.
Primer sinovyal kondromatosis nadir görülen bir monoartiküler sinovyal proliferatif bir hastalık olup, en fazla diz tutulumu görülür.
Daha çok yaşlılarda gözlenen sekonder sinovyal kandromatosis ise oldukça yaygın olup tanı, eklem kıkırdağının, eklem yüzlerinden dökülmesi ve sinovyumda yerleşerek büyümesini sürdürmesi ile konulur. 
Erkeklerde kadınlara göre iki katı fazla görülen bu durum çok sıklıkla 3-5, dekadlarda görülür.
 Sıklık sı­ rasına göre tutulan bölgeler; diz, dirsek, ayak bileği, kalça ve omuz eklemleridir
 Bunlar birkaç milimetre­ den birkaç santimetreye kadar değişen ölçülerde olup, herbir lezyonda değişen derecelerde mineralizasyon izlenmektedir. Bazı nodüller su dansitesinde olabilirler. Bu nodüller eklem içinde veya eklem civarında yumuşak doku kitlesi olarak izlenirler.
 Geç safhada birçok serbest cisim bulunur ve sekonder osteaartrilis yaygındır.
KAYNAKLAR: 1.Diz ekleminde sinovyal osteokondromatozis (İki olgu sunumu).Orhan Karsan(1), H. Hakan Yanar(l), Bülent Alparslan(3).Acta Orthop Traumatal Turc 31: 265-268, 1997 . 2. David W. Stoller. MRI Orthopaedics and sports medicine.
Devamını Oku

Dyke-Davidoff-Masson sendromu (DDMS)




Dyke-Davidoff-Masson sendromu (DDMS)


Genellikle fetal veya erken çocukluk döneminde gelişmekte olan beyin hasarının ölçününe bağlı olarak gelişen  bir serebral hemisfer (hemiatrophy) atrofi veya hipoplazisi anlamına gelir.

klinik durum beyin hasarının tututlumuna bağlı değişkendir.sıklıkla  tekrarlayan nöbetler, fasiyal asimetri, kontralateral hemipleji, mental retardasyon veya öğrenme güçlüğü, konuşma ve dil bozuklukları görülür. Şizofreni gibi duyu kaybı ve psikiyatrik belirtileri nadiren rapor edilmiştir (Resim A, B).








Tipik radyolojik özellikleri:


  • Kafatasının kalınlaşması  ve sinüslerin ipsilateral telafisi ile hipertrofisi,  
  • serebral hemiatrophy bulunmaktadır. 
  • Girus ve sulkuslarda atrofi, 
  • dilate ipsilateral lateral ventrikül izlenir. 



Sendromu ergen ve erişkinlerde tespit ediir.Ancak, aynı zamanda çocuklarda görülebilir

KAYNAKLAR: 1. Sharma S, Goyal l, Negi A, Sood RG, Jhobta A, Surya M. Dyke-Davidoff-Masson Syndrome. Ind J Radiol Imag. 2006;16:165–6. 2. Ono K, Komai K, Ikeda T. Dyke-Davidoff-Masson Syndrome manifested by seizure in late childhood: A case report. J Clin Neurosci. 2003;10:367–71.
Devamını Oku



FAHR HASTALIĞI


GİRİŞ:
Fahr hastalığı (serebrovasküler ferrocalcinosis); bazal ganglionlar, serebellar dentat nukleus ve sentrum semiovalede idiopatik kalsifikasyon görülmesi ile karakterize  dejeneratif nörolojik bir hastalıktır.  Sporadik ve otozomal resesif formları olsa da , genellikle otozomal dominant geçiş göstermektedir.  İlk kez 1930 yılında Fahr tarafından tanımlanmıştır. Fahr hastaları kafa içi kalsifikasyonların varlığına rağmen hayatlarının ilk 20 yılında genellikle belirti vermezler. Klinik bulgular sıklıkla parkinsonizm, distoni, tremor, kore, ataksiye ek olarak demans ve duygu durum bozukluklarıdır

GÖRÜNTÜLEME BULGULARI:

En iyi tanı BT de özellikle bilateral bazal ganglion kalsifikasyonlarıdır. diğer lokalizasyonlar:  globus pallidus, putamen, kaudat nükleus, talamus serebellum (özellikle dentat nükleus), serebral beyaz cevher , internal kapsül (yandaki resimler)

MR bulguları: 

Hastalığın derecesine ve kalsiyum depozitlerinin miktarına göre MR’da T1 ve T2 ağırlıklı görüntülerde görünüm değişken olmakla birlikte normalde kalsifikasyon içeren bölgeler T1 ağırlıklı görüntülerde düşük sinyal ya da sinyalsiz alan olarak izlenmesi beklenirken, T1 ağırlıklı görüntülerde hiperintens, T2 ağırlıklı görüntülerde ise hipointens izlenebilir

AYIRICI TANI:

1. Fizyolojik yaşlanmaya bağlı bazal kalsifikasyonlar: genellikle globus pallidusta ve punktat kalsifikasyonlar şeklinde izlenir. Bazen ağır kalsifikasyonlar izlenebilir.
2.Bazal ganglion kalsifikasyonları çocuk ve adultlarda: genetik veya edinimsel olabilir.
3.Pathologic bazal ganglion kalsifikasyonları ( endocrinological,neuropsychiatric): paratroid hormon bozukluğunda fahr hastalığına benzer şekilde dağılım gösterir.  
KAYNAKLAR:
1. Ogi S et al: Imaging of bilateral striopallidodentate calcinosis. Clin Nuc1 Med, 27:721-724, 2002
2. Hempel A et al: PET findings and neuropsychological deficits in a case of Fahr's disease. Psychiatry Research, 108:133-140, 2001
3. Geschwind DH et al: Identification of a locus on chromosome 14q for idiopathic basal ganglia calcification (Fahr's disease). AmJ Hum Genet, 65:764-772,1999
4. Avrahami E et al: MRI and CT correlation of the brain in patients with idiopathic intracranial calcification. J Neurol, 241:381-384, 1994
Devamını Oku

İNSİDENTAL OLARAK SAPTANAN MEDİAN ARKUAT LİGAMAN SENDROMU (ÇÖLYAK ARTER KOMPRESYONU SENDROMU):MDCT BULGULARI



GİRİŞ:
Median arkuat ligament aortik hiatusun her iki tarafında diafragma kruslarını birleştiren fibroz bir ark olup genellikle ÇT un üst seviyesinden geçer. Ancak bazı olgularda median arkuat ligaman sendromu olarak adlandırılan durumda bu ligaman daha aşağıdan yani çölyak trunkusun poksimal kesiminden insersiyon göstererek  çölyak trunkusu basılamaktadır. Bu durum sonucunda  gastrointestinal sistemde iskemi meydana gelir ki en önemli belirtilerinden biri postprandial karın ağrısıdır. Çöliak arterdeki darlık ve vakamızda olduğu gibi  bazı olgularda oklüzyon, superior mezenterik arterden, özellikle gastroduodenal dalından kaynaklanan kollateral akım ile kompanse edilir. Bu  olgumuz median arkuat ligament sendromunda multislice bilgisayarlı tomografi (MDBT) bulgularını göstermek istedik (1,2)..
OLGU SUNUMU:
 Altmış dokuz yaşında bayan hasta. Rutin kontrastlı kontrol tüm batın BT çektirmek için  hastanemiz radyoloji bölümümüze geldi. Hastanın özgeçmişinde, endometrial kanser nedeni ile TAH_BSO operasyon öyküsü vardı.rutin BT protokolünde; 80ml, non-iyonik kontrast madde 2.5 ml/sn hızla verildikten sonra görüntüler elde edildi.  Kesit kalınlığı 8 mm,  gecikme zamanı 50 sn olarak rutin uygulandı. İşlem bittikten sonra 1.5 kesit kalınlığında rekontruksiyon atılıp rutin olarak görüntüler iş istasyonuna aktarıldı. Olgumuzda rutin tüm batın BT tetkikinde bile gösterilebilen çöliak arterde bası sonucu çengel şekline darlık izlenmektedir. Yandaki üst resim :VRT, ortadaki resim : MIP, alttaki resim :aksiyel kontrastlı BT: çölyak aksiste akut angulasyon, poststenotik-oklüziv belirgin dilatasyon,  hipertrofik median arkuat ligaman basısına bağlı tipik çengel görünümü izlenmektedir.
TARTIŞMA: 
Median arkuat ligaman sendromu epigastrik ağrı, kilo kaybı ve bulantının eşlik ettiği yemek sonrası ağrıdan oluşan klinik üçlü, şeklinde karekterize edilir. Yemek sonrası ağrı özellikle ekspirasyon sırasında ortaya çıkar. Median arkuat ligaman T12-L1 düzeyinde bulunur, hemen aortanın önünde yer alır ve diafram kruslarını birleştirir. Median arkuat ligaman sendromu olan hastalarda ekspirasyon esnasında median arkuat ligaman çölyak arteri sıkıştırır. Bazen damardaki bu bası olgumuzda da olduğu gibi tam obstrüksiyona yol açar. Asemptomatik kişilerde de çölyak bası görülebilmesidir. Sağlıklı bireylerin %13- 50’sinde özellikle ekspirasyon sırasında anjiografik olarak farklı derecelerde bası bulgusu saptanabilir (1,2).

Median arkuat ligaman sendromunda tedavi seçenekleri median arkuat ligamanın cerrahi ya da laparoskopik olarak bölünmesi, çölyak ganglion destrüksiyonu ve bypass cerrahisidir (3).

 Çölyak arter basısı Doppler US, spiral BT anjiografi, selektif kateter anjiografi ve manyetik rezonans anjiografi ile araştırılabilir. Doppler US’in median arkuat ligaman sendromu tanısında yüksek duyarlılığı bildirilmiştir ve tanısal modalite olarak önerilmiştir (4) . Altın standart değeri olan tanı yöntemi selektif anjiografidir ve hem inspirasyon hem ekspirasyon sırasında ve yan pozisyonda elde olunmalıdır. MDCT teknolojisindeki gelişmeler sayesinde olgumda da olduğu gibi rutin kontrastlı batın BT de bile dikkatli gözlerde bu tanı konulabilir. MDCT cihazları ile BT anjiografi median arkuat ligaman sendromu olan hastalarda karekteristik olarak proksimal çölyak eksende fokal daralma görülür. Fokal daralma karekteristik olarak çengel şeklinde izlenir. Bu bulgu çölyak arter darlığına neden olabilen ateroskleroz gibi diğer nedenlerden ayırd edilmesinde faydalı olabilir. Darlık sonrası genişleme ve kollateral damarlar MDCT nun diğer bulguları arasındadır. Karekteristik çengel görünümü ve darlık sonrası genişleme olgumuzda tipik olarak görülmektedir (1,2, 4). MDCT, median arkuat ligaman sendromu tanısında minimal invaziv ve yararlı bir yöntemdir ve invaziv anjiografik tetkiklerin alternatifi olarak kullanılabilir (1).
KAYNAKLAR: 1. Horton KM, Talamini MA, Fishman EK. Median arcuate ligament syndrome: evaluation with CT Angiography. Radiographics 2005; 25:1177-1182. 2. Celiac artery compression syndrome: diagnosis with multislice CT. Ö. İ. Karahan,G. Kahrıman, A. Yıkılmaz, E. Ok Diagn Interv Radiol 2007; 13:90-93 3. Cina CS, Safar H. Successful treatment of recurrent celiac axis compression syndrome. A case report. Panminerva Med 2002; 44:69–72. 4. Scholbach T. Celiac artery compression syndrome in children, adolescents, and young adults: clinical and color duplex sonographic features in a series of 59 cases. J Ultrasound Med 2006; 25:299–305.Kopecky KK, Stine SB, Dalsing MC, Gottlieb K. Median arcuate ligament syndrome with multivessel involvement: diagnosis with spiral CT angiography. Abdom Imaging 1997; 22:318–320.
Devamını Oku

İKİNCİ METATARS BAŞININ OSTEONEKROZU (Freiberg hastalığı)





















Freiberg hastalığı: Sağ ayak 2. metatrs başında basılma ve fragmantasyon izlenmektedir.

İKİNCİ METATARS BAŞININ
OSTEONEKROZU
(Freiberg hastalığı)

Daha çok kız cocuklarında ve 13-18 yaş
arasında görülen bir avasküler nekrozdur
(AVN).

Röntgenogramlarda ikinci metatarsın başı
normal konveksliğini kaybetmiş ve
yassılaşmıştır.

Eklem aralığı biraz genişler.
kemik yüzeylerde küçük fragmantasyonlar
görülür.

Yandaki resimde,Freiberg hastalığı: Sağ ayak 2.metatrs başında basılma ve fragmantasyon izlenmektedir.


Freiberg hastalığı:Yukarıdaki rötgeni izlenen aynı hastanın T1 ağırlıklı MR görünümü: Sağ ayak 2.metatars başında basılma izlenmiş olup konveksliğini kaybetmiştir. Eklem aralığı genişlemiştir. Eklem yüzeyinde fragmantasyon izlenmektedir.

AVASKÜLER NEKROZLAR

AVN ler kemik vaskülarizasyonunun
bozulmasından kaynaklanmaktadır.

Patogenezinde kemik ölümü ve ölen
kemiğin onarımı sözkonusudur.
ilk 10 günde röntgen bulgu vermez.

Kemik onarımının başlatılması 3 evrede
olur.

1-Revaskülarizasyon evresi:
* Nekrotik bölümlerin rezorbsiyonu 6-8
hafta içinde başlar ve canlılığını yitiren
kemiği çevreleyen radyolusent bir bant
ortaya çıkar.

2-Reosifikasyon evresi:
*Nekroza uğramış kısımlar üzerinde yeni
kemik birikiminin oluşumu reosifikasyondur. Bu görünüm de röntgende dansite artımı şeklindedir.

3-Ölü kemiğin rezorbsiyonu evresi:
*Ölü kemiğin rezorbsiyonu yıllarca süregelen yavaş bir olaydır.

AVN larda ileriki dönemde oluşan değişiklikler: sekonder osteoartroz ve kemik deformitesidir.

RÖNTGEN BULGULARI:

Erken evre bulguları:
-Eklem arasılında sıvı artışı
-Kemikte benekli ve yamalı yoğunluk artımı
-Subkondral lusent çizgi
Geç evre bulguları:
-Artiküler yüzeyin kollapsı ile birlikte kemiğin fragmantasyonudur. Bu bulgu eklemin yalnız bir tarfında görülmesi tipiktir.


AVASKÜLER NEKROZLARIN DİĞER KEMİK LEZYONLARINDAN AYRICI TANISI

1. Dejeneratif artritten eklem aralığında
daralma ve osteofitlerin olmaması ile ayrılır.
2.AVN subkondral kemikte kist veya gode oluşturan dört hastalıktan (diğerleri romotoid artrit, osteoartrit, psoudogut) biridir.

MR: en duyarlı yöntemdir.

Sintigrafi: Erken evrede aktivite tutulumu
azalır revaskğlarizasyon evresinde artar.



AVN SINIFLAMA:

1. Nedeni tam bilinmeyen AVN

a. Gelişme döneminde saptanan AVN (osteokondrozlar, epifizoslar)
a1:Femur başının idiopatik osteonekrozu
(koksa plana, Legg Calve -perthes)
a2:Tüberositaz Tibianın avasküler nekrozu
(Osgood-Schlatter hastalığı)
a3:Tibia üst bölümünün osteokondrozu
(Blount hastalığı, tibia vara)
a4:tarsal naviküler kemiğin osteonekrozu
(Köhler hastalığı)
a5: kalkeneus posterior bölümünün
osteonekrozu (Sever hastalığı)
a6:İkinci metatars başının osteonekrozu
(Freiberg hastalığı)
a7: Patella osteonekrozu (Sinding-larsen-
johansson hastalığı)
a8: İskion pubis kolunda osteonekroz (Van
neck -odelberg hastalığı)
a9: Vertebral osteonekroz (Scheuermann
hastalığı)
a10:Os lunatumun AVN (Kienböck hastalığı)
b: osteokondritis disekans

2.Nedeni bilinen AVN
-travmatik osteonekrozlar
-disbarik osteonekrozlar
-Kemik infarktüsü
-Kortikosteroid sağaltımından sonra oluşan
osteonekrozlar
-Hemoglobinopatilerde oluşan osteonekrozlar



AVASKÜLER NEKROZLARDA TEDAVİ:

Tedavi Hedefleri

AVN tedavisinde amaç şudur:
1. Kemiğin daha fazla zarar görmesini durdurma.
2. Neden olan etyolojiyi uzaklaştırmak
3. Kemik ve eklem hayatta kalmasını sağlamak
Eger Tedavi edilmezse hastaların cogu 2 Yıl
içerisinde şiddetli ağrı ve hareketlerde
sınırlama meydana gelir.

Bu hedeflere ulaşmak için, ilk dönemlerde
hareketi azaltmak gerekir. Eklem muhafazaya alınır. Ancak bu tedaviler nadiren kalıcı iyileşme sağlar. Bu nedenle hastaların çoğunda sonunda cerrahi tedavi gerekir.


Kaynaklar:
1. İskelet sistemi radyolojisi. Prof.Dr. Esin Emin Üstün.2003.
2. Klinik Radyoloji. E.Tuncel.2008.
3.Part 5 of 8 - What Treatments Are Available For Avascular Necrosis?By Carol
Eustice , About.com Guide 26 Mayıs Updated May 26, 2006.
Devamını Oku

SOL SÜPERİOR VENA CAVA







  • SOL SVC
    persistent sol common cardinal vein
    % 0.5 oranında görülür
    % 90 sağ SVC atrofik olarak görülür.
    Sol ana bronchusu anteriordan çaprazlayıp dilate coronary sinus içine drene olur.
    Hastaların 5% de congenital kalp hastalıkları eşlik eder.
    Oklar sol SVC ı göstermektedir.














  • Oklar sol SVC ı göstermektedir


Devamını Oku

TRAKEA-SOL ANA BRONŞDA SAKIZ: TRAFİK KAZASI



Olgu 1:

Hikaye: 20 yaşında kadın hasta. Trafik kazası nedeniyle acil servisimize getirildi. Pupilleri fiks dilate idi. Kraniumda subdural kanama ve beyinde belirgin ödem ve orta hat şifti mevcuttu. Hastanın ağız muayenesi normaldi yanısıra diş eksiği de yoktu.

Görüntüleme:





Toraks BT: Aksiyal BT, Her iki AC alanlarında belirgin sınır vermeyen yaygın kontuzyon alanları izlenmektedir. Karina düzeyinde trakeadan sol ana bronşa uzanan anx-cak bronşu tam obtrükte etmeyen ( yaklaşık 250-350 HU) yüksek dansiteli yabancı cisim izlendi. Hastanın dişlerinde yüksek dansiteli dolguları vardı.
Tanı:
Rijit endoskopi ile yabancı cisim çıkarıldı. Çıkarılan yabancı cisim sakızdı.














Devamını Oku